İstanbul, bugün ve yarın baleye doyacak! ‘İstanbul, 2010 Kültür Başkenti’ projeleri kapsamında organize edilen ‘Altın Boynuz’ bale buluşması için dünyanın en önemli balet ve balerinleri İstanbul’a akın etti. Projenin mimarı olan Elif Sözen Kohl bu muhteşem buluşmayı anlattı.
İstanbul, bale dünyasının en önemli isimlerini ağırlıyor. ‘İstanbul, Avrupa 2010 Kültür Başkenti’ projeleri kapsamında, gerçekleştirilecek olan ‘Golden Horn’ (Altın Boynuz) bale randevusu, bugün ve yarın izleyicilerin beğenisine sunulacak. Bu proje sayesinde, İstanbul Avrupa’da gerçekleşen en büyük ve en kapsamlı bale festivaline ev sahipliği yapacak. Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda sergilenecek iki gecelik program için, bale dünyasının efsanevi isimleri ve baleseverler İstanbul’a akın etmeye başladı. İlk akşam Batı repertuarından; ikinci akşam ise Doğu repertuarından önemli eserler sergilenecek. Ayrıca engelli genç baletimiz Memet Sefa Öztürk, dünyanın önde gelen balerinlerinden Yulia Makhalina ile birlikte sahne alacak. Tüm bu projenin mimarıysa Eski Almanya Başbakanı Helmut Kohl’un gelini ve işadamı Kemal Sözen’in kızı Elif Sözen Kohl… 6 ay gibi kısa bir süre içinde bale dünyasının en önemli isimlerini, ikna etmeyi ve İstanbul’a getirmeyi başaran Kohl bize bu muhteşem buluşmanın hikâyesini anlattı:
Dansta Yeterli Çalışma Yok
Nereden geldi aklınıza böyle bir projeyi hayata geçirmek?
’2010 Kültür Başkenti’ çalışmaları kapsamında, kültürel bir çalışma yapmak istedim. Neler yapıldığına baktım. Dans, sahne sanatları ve bale alanında yeterli çalışma olmadığını gördüm. Bundan yola çıkarak, bale konusunda özel bir çalışma yapmaya karar verdim.
Bu projeyle amacınız nedir?
Amacımız, dünyanın İstanbul’u daha iyi tanıması. İstanbul denilince, insanların aklına bale gelsin istiyorum. İstanbul, bu konuda, doğunun metropolü olabilir.
Katılan isimlere baktığımızda, cidden hepsi bale konusunda dünyanın en önemli isimleri arasında…
İstanbul’da, Japonya ve Rusya haricinde yılın en büyük bale buluşmasıdır. Bu iki gün sayesinde İstanbul, cidden bale, dans ve sanatla ilgilenenlerin en önemli gündem maddesi olacak… İstanbul, dünya metropolleriyle bu konuda da yarışabileceğini herkese gösterecek.
Böyle bir proje gerçekleştirmeye karar verdikten sonra, herşeyi ne kadar zamanda hazırladınız?
Altı ayda!
İnanılmaz… Bu kadar önemli ismi, sadece altı ayda bir araya getirmeyi nasıl başardınız?
Davet ettiğim kişilere, kişisel olarak ulaşma şansım olduğu için daha hızlı hareket edebildim… 1990′lı yıllarda Rusya’da dönemin Başbakanı Boris Yeltsin’e danışmanlık yapan Prof. Dr. Jeffrey Sachs için Moskova’da çalıştım. Bu sayede, Rusya’da tanıdığım birçok kişi vardı. Zaten Londra ve Zürih’te yaşıyorum… Bu iki şehirde de ulaşmak istediğim birçok kişiye kişisel olarak ulaştım.
Hemen Kabul Ettiler
Peki ulaştığınız isimler, davetinizi hemen kabul etti mi?
İstanbul ve bu kadar büyük bir proje olduğu için kabul ettiler. İngiliz Kraliyet Başdansıçısı ve Koreografı Viacheslav Samodurov ile şans eseri bir araya geldik. Projeden bahsettiğimde, hemen olur dedi mesela…
Aslında bu proje, baleden de ibaret değil… Fotoğraf, kitap, film…
Evet, İstanbul’da iki gün sürecek bale bulaşmasının ardından, üç adet kitap yayınlanacak… Kitaplardan ilki ‘Bir Sanatçının Portresi’ ismini taşıyor. Bu kitapta, buraya gelen balet ve balerinlerle yaptığım mülakatlar, sanatçılara ait bilgiler ve İngiliz Kraliyet Balesi’nin de resmi fotoğrafçısı olan Oleg Miheev’in çektiği fotoğraflar yer alacak.
İkinci kitap?
Rus balesinin en önemli fotoğrafçısı Baranovsky, temsilin en önemli anını yakalamak için İstanbul’a geliyor. Bu bale buluşmasının ‘anısı’ sayılabilecek bu kitapta da buluşmanın hikayesini ben yazacağım.
Üçüncü kitap?
Koreograf Samodurov aynı zamanda yetenekli bir fotoğrafçı ve İstanbul aşığı. Onun çekeceği özel fotoğrafları, İstanbul’u anlatan şiirlerle birleştirip özel bir kitap hazırlayacağız.
Ayrıca film çalışmanız da olacak değil mi?
İlk film projesi, bu buluşmanın temsilllerinden oluşuyor. İkinci film projesi ise söyleşiler ve temsillerden kesitleri birleştirererek bu sanatçıların birer portresini ortaya koymayı amaçlıyor. Üçüncü film ise engelli koreografi projesinin hikayesini vermeyi amaçlıyor.
İdil DEMİREL
iLGiLi HABERLER / YAZILAR