Yorum Ekleyin   |                                                                                                                                                                                               18 Mart 2010
 
Carmen “Yanlış Zamanda Yanlış Yerde”

Bizet hayatının son anına kadar yaşayacağı ‘gişe başarısızlığı’ serisinin ilkine “Les pecheurs de perles” operasıyla başladı.  Operanın ilk temsili soğuk karşılanacak, eleştirmenlerin özgünlüğünü kavramadaki yeteneksizlik ve isteksizliklerinden de besteci ilk kez o zaman söz edecekti.

Bizet, müzik geleneğine sahip bir ailenin çocuğu olarak 25 Ekim 1838’de Paris’te doğdu. Annesi yetenekli bir piyanist, babası ise bir gün kendi bestesini yapma özlemiyle yaşayan bir şan öğretmeniydi. Daha çocukluğundan itibaren şarkı söyleme ve piyano çalma konusundaki parlak yeteneğini sergilemeye başlayan Bizet, özellikle Mozart sonatlarını icra etmedeki başarısıyla dokuz yaşında Paris Konservatuarı’na kabul edildi. Başarıları burada da devam etti. Org performansı ve fügleriyle bir çok ödül kazandı. Bu ortamda bestecilik konusundaki istisnai kalitesinin ortaya çıkması da fazla zaman almadı. 17 yaşında Do majör Senfoni’sini besteledi. Bir yıl sonra ilk operası tek perdelik  “La Docteur Miracle”  ile Prix de Roma ödülüne layık görüldü. Artık Paris salonlarının ve özellikle Rossini’nin verdiği partilerin en popüler konuklarından biriydi. Kısa ömrünün belki de en mutlu yıllarını da,  önemli bir bölümünü Roma’da çalışarak, besteler yaparak ve İtalya’yı gezerek geçirdiği bu iki-üç yıllık dönem oluşturdu. Peşini ömrünün sonuna kadar bırakmayacak boyun ağrıları da muhtemelen bu sıralarda başladı. Giyimine her zaman büyük özen gösteren, yüksek yakalı gömlekleri ve sıkı sıkı bağlanmış kravatları tercih eden Bizet’nin bu seçiminde kronik boyun ağrılarının da etkili olduğu söylenir.

1860’da Fransa’ya döndükten sonra  yaşadığı bir dizi talihsizlik ruh sağlığı üzerinde olumsuz izler bırakacaktır. Önce, henüz 45 yaşında olan annesi öldü. Bu sıralarda aldığı önemli bir teklif moralini biraz olsun düzeltti. Theatre-Lyrique direktörü, henüz hiçbir eseri sahnelenmemiş, ama Prix de Roma ödülü kazanmış besteciler arıyordu. Yılda bir opera siparişi verilecekti.

Bizet hayatının son anına kadar yaşayacağı ‘gişe başarısızlığı’ serisine bu eserle, “Les pecheurs de perles” operasını besteleyerek başladı. Operanın ilk temsili soğuk karşılanacak, eleştirmenlerin özgünlüğünü kavramak konusundaki yeteneksizlik ve isteksizliklerinden de ilk kez o zaman söz edecekti. Bu şikayet, biraz da dönemin Parizyen seçkinciliği karşısında ard arda gelen düş kırıklarından sonra, bir tür ‘beni anlamıyorlar’ kompleksine dönüşecekti.

Opera sanatı, Bizet’nin büyük başarı sağladığı bir alan oldu. Özellikle  olağanüstü bir dönüşüme uğrattığı Komik Opera tarzına Bizet’nin katkıları çok önemlidir.

Başarısızlık, geçimini sağlamak zorunda olan Bizet’yi kendi deyimiyle ‘ucuz işlere’ dönmek zorunda bıraktı. Piyano öğretmenliği yaptı, başkalarının bestelerinin provalarında ‘yardımcı’ görevler aldı.

IV. İvan’ı yeniden yazma önerisi de tutucu opera yöneticileri tarafından reddedilince ruh sağlığı tümüyle bozuldu. Asabi, huysuz, uykusuzluktan muzdarip birisi olup çıkmıştı. Bir süreliğine Paris dışındaki küçük bir köye yerleşti. Besteci Halevy’nin 20 yaşındaki kızı Genevieve ile de burada evlendi.

1870’de başlayan Prusya savaşında Fransız Ulusal Muhafızları üniformasıyla Paris barikatlarını savunmaktan geri kalmadı. Savaştan sonra tek perdelik operası Cemile üzerinde çalışmaya başladı. Ama hem bu opera, hem de müziklerini yazdığı Daude’nin oyunu L’arlesienne, 1872’deki ilk sunumlarında başarısızlığa uğradı.

Bizet ise Cemile ile istediği yola girdiğinden kesinlikle emindi; aynı yolda yürüyerek başyapıtı Carmen’i bestelemeye başladı. Artık atmosfer ve karakter tasvirinde yeni bir düzeye ulaştığına inanıyordu. Basit bir köylü askerin saf dürüstlüğünden cinayete kadar uzanan serüveni içinde Jose karakterinin derinliği, bizzat Carmen’in renk ve hayat dolu kişiliği, başlangıçta değeri anlaşılamasa da, Bizet’nin bu inancındaki haklılığını gösterir. Öte yandan İspanyol dans müziğinin armonik, ritmik enstrümantal yapısını karakterlerini daha net bir şekilde ortaya çıkarmak için bilerek kullanması da yine kendi döneminde anlaşılamayan, bugünse çığır açıcı bulunan Bizet keşifleri olarak sayılabilir.

Opera sanatı, Bizet’nin büyük başarı sağladığı bir alan oldu ve özellikle Bizet sayesinde olağanüstü bir dönüşüme uğrayan Komik Opera tarzına katkıları çok önemlidir. Opera Comique, Bizet’nin elinde bütün yapay öğelerinden arındı; cinsel tutku ve kıskançlıkların neden olduğu acıların dolaysız ifadesine dönüştü, enerjik duygular ve trajik sonlar kazandı.

Basit bir köylü askerin saf dürüstlüğünden  cinayete kadar uzanan serüveni içinde Jose karakterinin derinliği, bizzat Carmen’in renk ve hayat dolu kişiliği, başlangıçta değeri anlaşılamasa da Bizet’nin başarısını gösterir.

Ama bütün bunlar Carmen’in ‘müstehcen’ librettosu ve belirsiz, soluk, avam ve anti-romantik bulunan müziği başta olmak üzere eleştirmenlerce topa tutulmasına engel olamadı. Carmen’in değeri ancak Bizet’nin ölümünden sonra, o da Guiraud’un orijinal sözlü diyalogları resitatiflerle değiştirdiği revize edilmiş versiyonu ile anlaşılabildi. Eserin orijinal versiyonu son zamanlara kadar sahnelenmemiştir.

Carmen’e gösterilen soğuk ilgi, zaten ruhsal dengesi bir hayli bozulmuş olan besteciyi tam bir depresyona sürükledi. Carmen’in 33. kez sahnelendiği 3 Haziran 1875 gecesi ard arda gelen  iki kalp krizi sonucu 37 yaşında öldü…

Carmen’in başarısı, opera sanatının geleneksel olarak kullandığı komik ve duygusal sahnelerin yanına sade bir realizmi ve ahlaki riskleri olan bir öyküyü katmadaki cesareti ile açıklanabilir. Oyunun egzotizmini ise sadece İspanyol dekoruyla açıklamak yetersiz kalacaktır; her ne kadar bir taverna ortamı ve polisten gizlenen kaçakçılar opera seyircisi için tanıdık figürlerse de, boğa güreşi ve sigaracı kızların arsız davranışları opera sahnesine alışılmadık bir boyut katar. Yine de operanın büyük bölümü için İspanyol demek mümkün değildir. Gerek diyaloglar ve gerekse oyuncuya sahne ışıklarının her iki yanındaki seyirciye kendisini sunma fırsatı veren iki dizelik şarkılar Fransız opera-comique geleneği içinde kalan öğelerdir. 1. Perdede Carmen’in söylediği Habanera ve Escamillo’nun Toreador’un Şarkısı’ndan söylediği kupleler, koronun nakaratlara katılımıyla iyice heyecan verici bir hal alan bu iki şarkı, buna örnek gösterilebilir. Yine, iki kaçakçı La Dancaire ve Le Remendado’nun komik figürler olarak betimlenmesi de aynı geleneğin ürünü olarak ortaya çıkar.

Kuşkusuz, Bizet’nin sevgili akıl hocası Guinod’dan kaynaklanan Fransız lirizminden de söz etmek gerekir. Guinod, şaka yollu olarak 3. Perde’deki Micaela ezgisinin kendisinden çalındığını söylemişti. Bu ezgi, Bizet’nin de piyanist ve asistan olarak yer aldığı Romeo ve Juliet gibi Guinod eserlerinde sergilenen stili sadık bir biçimde tekrarlar. Jose’nin söylediği Çiçek Türküsü de öyledir; Bizet’nin mucizevî dehasının izlerini taşır.

Öte yandan Merimee’nin romanında hiç de önemli figürler olmayan Miceala ve Escamillo karakterleri, libretto yazarları tarafından denge unsurları olarak ve öyküyü inandırıcı bir biçimde operaya uyarlayabilmek amacıyla öne çıkarılmış, vurgulanmıştır. Micaela’nın Don Jose’ye düşkünlüğü, saflığı ve Jose’nin ölmekte olan annesi ile dostluğu, basit bir iyi kötü karşıtlığına başvurmaksızın, Carmen karakterini daha şımarık ve küstah hale getirir. Dayanılmaz bir cazibeye sahip olan Escamillo, Carmen’i ayartarak Don Jose’den uzaklaştırmayı başarır.

Bütün bunların ötesinde Bizet bu operayla yaratıcı gücünün zirvesine çıkmış, olağanüstü derecede melodik, armonik ve orkestral zenginliği neredeyse kusursuz bir biçimde bir araya getirmeyi başarmıştır. Opera Bizet’den önce ne bu kadar güçlü bir librettoya, ne de bu denli güçlü bir esine sahip olmuştur. Carmen’in ayartma ve sevgililerini büyüleme yeteneklerine sahip başka kadın figürler daha sonra da ortaya çıktı ama Fransız operası bir daha asla Carmen kadar ölümcül büyüye sahip bir kadın yaratamadığı gibi bu ölçüde popüler olabilen başka bir eser de çıkaramadı.

Boyut Yayınları

 

iLGiLi HABERLER / YAZILAR