Yorum Ekleyin   |                                                                                                                                                                                               17 Mart 2010
 
“Don Giovanni” – Wolfgang Amadeus Mozart Operasının Tarihsel Konumlandırması

Dehasına rağmen ya da dehasının getirdiği bir yan etki olarak hayatı yokluklar ve bile isteye kaçırdığı fırsatlarla geçmiş olan besteci W.A. Mozart’ın en önemli çalışma alanlarından birinin opera oluşu, batı müzik tarihinin en önemli operalarından olan Don Giovanni’yi bestelemesine vesile olmuştur. Diğer birçok eseri gibi sipariş üzerine bestelenen bu opera, zamanından günümüze kadar müzisyenler ve dinleyicilerin artan ilgileriyle gittikçe daha çok ünlenerek gelmiştir.

Zamanın önemli iki müzik merkezi olan Viyana ve Prag, bestecinin Don Giovanni’yi yazmak ve sergilemek için seçtiği iki şehir olmuştur. Bir önceki operası Figaro’nun Düğünü, Viyana’dan ziyade Prag’da ünlenmiş, bunun üzerine besteci, kendisine büyük gelir getiren bir Prag seyahatine çıkmıştır. Operasını defalarca yönetmek ve Prag için bir senfoni yazmak suretiyle şehirde iyice popülerleşmiş; bunun üzerine kendisine yeni bir opera sipariş edilmiştir.

Operanın librettosu, Figaro’nun Düğünü’nde olduğu gibi, Lorenzo da Ponte’ye aittir. 17. yüzyıldan itibaren işleniyor olan Don Juan konusu, çapkınlığıyla ünlü ve bu uğurda cinayete kadar birçok şeyi göze alabilen bir aristokratın maceralarıdır. Fransız Devrimi’ne kadar önemli ölçüde dokunulmazlığı olan aristokrat kesimin mahkeme önünde yargılanması mümkün olmadığı için, adaletin yerini buluşu, hikayenin sonuna öteki dünyadan Don Juan’ı cezalandırmak için gelen bir hayaletin eklenmesiyle sağlanmıştır. Ortaya çıktığından beri opera ve balelerde kullanılmakta olan Don Giovanni üzerinde Da Ponte’nin yaptığı ise, zaten elde libretto halinde olan bir metni yeniden düzenleyerek Mozart’a sunmak olmuştur.

Operada geçen karakterler, Don Giovanni, elde etmeye çalıştığı kadınlar ve onların Don Giovanni’ye engel olmaya çalışan sevgilileridir. Bu kadınlardan biri olan köylü kızı Zerlina’nın aryasıdır;

Size anlatabilir miyim,
Ne geldi başıma,
Benim cazibemle yoluna koyulabilir mi?
Hiçbir bahçede büyümedi,
O yüzden bu kadar verimli
Bir ocakta harlanmış gibi
Henüz kimseye zarar vermedi
Koruyor ve benimsiyorum
Altınla satın alınamaz
Söyle, onu istiyor musun?
O sıcak ve yumuşacık
Aklın kesiyor mu?
Burada, nasıl da küt küt atıyor
Ellerine uzanıyor
O tamamen senin
Sadece senin…

Mozart’ın Don Giovanni’yi besteleme süreci, yakın zamanlarda, babasının ölüm haberini alması dahil birçok aksilik çıkması sonucunda beklenen zamandan geç bitmiştir. Hatta Mozart, operasının üvertürünü bile gösterileceği günden önceki gece, sabaha karşı tamamlamış; ertesi gün birçok kopistin aralıksız çalışmasıyla akşama yetiştirilmiş; orkestra da ilk gösterimde bu üvertürü deşifre olarak çalmıştır.

Operanın yine en çok ün kazandığı bölge Prag olmakla birlikte Figaro’nun Düğünü’nün yarattığı popülerliğe ulaşamamıştır. Viyana müzik çevreleri ise daha çok ilgisiz kalmış, müzik otoritelerinden bir çoğu bu operayı Figaro’nun Düğünü’nden çok daha başarılı ve sofistike bulsa da, halk bu eleştiriye karşılık gelmesi beklenen ilgiyi göstermemiştir.

Don Giovanni, Mozart’ın dehasını konuşturduğu, son derece duyarlı ve müzikalitesi yüksek bir eserdir; bestecinin babası ve çocuklarının ölüm zamanlarında yazılmış olması da bu operada değinildiğinin anlaşılması olası bir çok farklı duyguya ayna tutmaktadır. Kısa yaşamının son yıllarında yazmış olması ve yine bu yıllarda masonluk felsefesinin de etkisiyle ölümü düşün dünyasının bir vazgeçilmezi haline getirmiş olması, bu dönem eserlerini ve en önemlilerinden olan Don Giovanni’yi daha da ilginç kılar.

iLGiLi HABERLER / YAZILAR