09 Eylül 2011

 
Mevlana’nın ‘Çağrı’sı Bodrum’da Nasıl Yankılandı?

Bayramda Ankara sokakları hayli tenha, trafik çok rahattı. Bodrum’da ise iğne atsanız yere düşmeyecek bir kalabalık vardı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle kaledeki sahnesinde düzenlediği Bodrum Uluslararası Bale Festivali’nin dokuzuncusu bu yıl bayramı da içine alıyordu. Arife gecesi, Mevlana Celaleddin Rûmi’nin felsefesi ve evrenselleşmesini temel alan “Çağrı” balesini festival kapsamında kadim dostlar Hıncal ve Öcal Uluç’la birlikte izledim.

Projesi ve librettosu bu satırların yazarına ait olan, müziğini Mehmet Balkan’ın koreografik isteklerini dikkate alarak Can Atilla’nın yazdığı bale 2008’den bu yana önce Mersin, ardından Samsun DOB müdürlüklerinde kapalı gişe oynadı. Mersin’den Samsun’a taşınırken giysileri ve ışık düzeni Balkan’ın istemleri doğrultusunda değişti. Bodrum’da sahlenenen üçüncü versiyonda ise Balkan, bu kez yapıta eklemlediği solist dansçı Ziya Azazi’nin (d.1969) yeteneklerini dikkate alarak prolog ve final bölümlerinde değişikliğe gittti. Değişiklik, dans tiyatrosu havası taşıyan prologun “ölüm-yaşam” ilişkisini siyah-beyaz ekseninde, Ziya Azazi’nin dansıyla daha soyut ama daha görsel biçimde sunulmasıyla gerçekleşti.

Burada size Ziya Azazi’den biraz söz etmeliyim. Antakyalı, maden mühendisliği öğrenimini İstanbul’da yaparken önce jimnastiğe ardından çağdaş dansa merak sarmış bir sanatçı. Yani “konservatuarlı” değil, “alaylı” ama bedenini öylesine eğitmiş, öyle ustalıkla kullanıyor ve geliştirdiği kimi fikirleri öyle rahatlıkla uyguluyor ki… Yurtdışında pek çok festivale katılmış, kendi koreografileriyle temsiller vermiş, merkezini İstanbul-Viyana ekseninde tutarak dünyayı dolaşmış bir dansçı. Prolog ve finalde Mevlana’yı temsil etti, balenin akışı içindeyse bu rolü Samsun’un Gürcü dansçısı David Kozaşvili oynadı. Gevher’de Nazmiye Kıratlı, Şems’te Boğaçhan Bozcaada, Mevlana’nın oğullarında Mersin’den konuk gelen Mahmut Akyol ile Serbülent Biçer’in dansettiği Çağrı’da, teknik ekip de mevcut dekoru Bodrum sahnesine uyarlamak, istenilen ışığı sağlayabilmek için iki gün boyunca hayli ter dökmüştü. “Gel, kim olursan ol, yine gel” çağrısı seslendirilirken anlamı İngilizce olarak projeksiyonla sahne alnına yansıtıldı. Temsili izleyenlerin yarısı yabancıydı, beğenilerini ayakta alkışlayarak gösterdiler. “Çağrı” yeni sezonda Samsun’da iki temsil daha yaptıktan sonra, bu kez 17 Aralık’ta Antalya DOB’de perdelerini açacak. Bakalım Ankara’ya hangi yıl “kısmet” olacak?

Cumhuriyet / Yansımalar (09.09.2011)

iLGiLi HABERLER / YAZILAR