Paneli Kapat

stop



Başarı Cezasız Kalmıyor

 

Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRRKS) Genel Sanat Yönetmeni Yalçın Çetinkaya’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından 25 Eylül Cuma günü itibariyle görevinden alındığı bildirildi. Bir süredir yönetim değişikliği yapılacağı sinyalleri alınan CRRKS’de sonunda beklenen gerçekleşti ve kurumu 4,5 yıldır başarıyla yöneten Yalçın Çetinkaya ile Büyükşehir Belediyesi’nin yolları ayrıldı.

Başında bulunduğu süre zarfında salonu eski prestijli günlerine kavuşturmak amacıyla iyi bir ekiple yoğun bir çalışma içine girdiği gözlenen Çetinkaya, çabalarının meyvelerini kısa zamanda almış ve CRRKS’yi eski görkemli günlerine yeniden döndürmeyi başarmıştı.

Çetinkaya, salonun kendisinden önceki dönemde, amacı dışında hoyratça kullanılması sonucunda hayli yıpranan kurumsal kimliğini tamir etme ve koruma konusundaki hassas tavrıyla da biliniyordu. Bu tavrının bir yansıması olarak, o güne değin Büyükşehir Belediyesi’nin üst yönetiminden koparılan ‘olur’larla salona alınan ‘Taksiciler Derneği Genel Kurulu’ gibi, kurumun kültür-sanat kimliğiyle uyuşmayan etkinlikler, Çetinkaya göreve geldikten bir süre sonra kesilmişti. Çetinkaya ve ekibi, geçtiğimiz yıl da CRRKS’nin yıllardır yenilenmeyen ses ve dijital kayıt sistemlerini yaklaşık 2 milyon liralık bir harcamayla tümüyle elden geçirmiş ve dünya standartlarına yükseltmişti. Çetinkaya salona yaptığı yatırımlar kadar kurumun yerleşik senfonik topluluğu olan Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası müzisyenlerinin statülerinin iyileştirilmesi konusunda da büyük çaba sarfetmiş, orkestra üyelerinin aldıkları ücretlerin Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir seviyeye getirilmesini sağlamıştı. 

AKP’ye Muhalif Say’ı CRR’ye Çıkarıyordu
2009-2010 konser sezonuna da yine iddialı bir başlangıç yapmaya hazırlanan salonun ihale sürecinde olduğu için henüz ilan edilmeyen ama kulislere yansıyan program takviminde Londra Kraliyet Filarmoni Orkestrası eşliğinde Türkiye’yi ilk kez ziyaret edecek olan efsane piyanist Martha Argerich, Branford Marsalis, Paco de Lucia gibi ünlü isimler bulunuyordu. Kontratları imzalanmış bulunan müzisyenlere yeni sezonda konser verdirilip verdirilmeyeceği ise şimdilik meçhul.

Evrensel ölçekteki kültür-sanat dallarında dünyanın en büyük isimlerini son birkaç yıldır sahnesine düzenli olarak taşıyan ve alanında Türkiye’nin en önemli platformu haline dönüşen CRRKS’deki yönetim değişikliğinin ardında yatan gerekçe şimdi merakla bekleniyor. Yalçın Çetinkaya’nın görevden alınmasında, AKP’nin politikalarına muhalif olmasıyla son dönemde öne çıkan piyanist-besteci Fazıl Say’ın İstanbul’da son yıllarda sadece CRRKS sahnesinde resitaller ve özel konserler vermesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve AKP çevrelerinde yarattığı bilinen sıkıntı mı yoksa başka birtakım sebeplerin mi rol oynadığı, önümüzdeki dönemde kamuoyunda tartışılacak gibi gözüküyor. Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Yalçın Çetinkaya ise sadece “CRR’ye desteğini hiçbir zaman esirgemeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Kadir Topbaş olmak üzere kimseye kırgın değilim” demekle yetindi.

Her İhale Süreci Akla Karayı Seçerdi
Yalçın Çetinkaya’nın CRRKS ’de 4,5 yıldır yaptığı çalışmaları yakından takip eden bir müzik yazarı olarak onun belediye mevzuatı gereği her defasında ihaleye çıkarılması gereken, kurumun üçer aylık konser programlarının kabul edilmesi sürecinde yaşadıklarının yakından tanığıyım. Çetinkaya, her ihale sürecinde, salona getirtmek istedikleri dünya çapındaki sanatçılara ödenen kaşelerin neden bu kadar yüksek olduğu konusunda belediye yetkililerinin ısrarlı ‘tacizlerine’ muhatap olur, konser takvimini belediyeden geçirebilmek için her defasında akla karayı seçerdi.

Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin bu süre zarfında anlamak istemedikleri nokta şuydu: Kaliteli sanatçı ancak kaliteli salona gelir. Ama bu yetmez. Kaliteli sanatçıyı salonunuza getirtebilmek için onun hiç de mütevazı olmayan bedeline katlanmanız gerekir. ‘Bize gerekmez birinci sınıf, pahalı sanatçı, ikinci, üçüncü sınıf müzisyenler ne güne duruyor, onları çağırırız olur biter, onlar da müzik yapmıyor mu?’ diyecek olursanız, İstanbul gibi bir dünya kentinin en önemli konser salonlarından birine sahip olmak ayrıcalığı, size kaldırabileceğinizden daha fazla yük yüklemek anlamına gelir.

Radikal (27.09.2009)

iLGiLi HABERLER / YAZILAR