Così Fan Tutte, Sihirli Flüt, Saraydan Kız Kaçırma gibi operalar. Konçertolar: piyano, keman, flüt, klarinet, arp için. Dörtlüler. Requiem. Mesler. Besteye adanmış otuzbeş yıllık kısacık bir yaşamın içine, küçük (Mozart’ın boyunun 1.50m.olduğu biliniyor) bir dev tarafından sığdırılmış onca sayı ve çeşitlilikte eser….İşte bu inanılmaz zenginlikteki eserler arasında konser aryaları belki de en az bilinen, az icra edilen ama, özellikle şan sanatçıları açısından, ayrı yerleri olan “pırlantalardır”. Yanyana konulduğunda birçok opera oluşturabilecek nitelikteki, Köchel dizinine göre elli konser aryası üzerinde Mozart 9 yaşından itibaren çalışmaya başlamış. Küçük yaşlarda bir şehirden bir şehire seyahat eden, insan sesine adeta tutkuyla bağlı bu dahî çocuk için aryaların aynı zamanda sosyal işlevi de vardır: önemli bir şahsiyete saygı gösterisi, opera siparişi veya bir bağış almak kaygısı; yetenek gösterisi; dönemin ünlü kastratosu Manzuoli veya diğerlerine gösterişli eserler ithaf edilmesi gibi. Bu çabalar çoğu kez meyvelerini verecektir; nitekim Mitridate ve Lucio Silla, Manzuoli’ye ithaf ettiği (“Fra Cento Affani”, “Misero Pergoletto”) aryalardan sonra kendisine sipariş edilecektir. Kısacası, yolculuklar aryaların doğuşuna ilham kaynağı olurken, Salzburg, aksine, bu tür bestelere elverişli olmayacaktır. İtalya dönüşünde beş yıl boyunca tek bir arya bile besteleyemiyecektir küçük Wolfgang. Derken yeni bir yolculuk, yeni aryaların önünü açacaktır.
Konser aryalarını ikiye ayırmak mümkündür: kendisinden önce her iki Scarlatti ve Haydn’ın üzerinde çalıştıkları bu tür, bazen belirli bir olaya bağlı olarak bestelenmiş, bazen de hazırdaki bir libretto temel alınarak ortaya çıkmıştır. Parça, çoğu kez bir resitatif ile başlar, aryanın kendisi ise, şiir ile müziği bağdaştıran küçük bir dramdır. İkinci bir tür ise, mevcut bir operayı tamamlamak üzere bestelenen veya bir aryanın yerine konan farklı bir aryadan ibarettir. Mozart bu türü sadece kendi operaları için değil, başka bestecilerin eserlerine de uygulamıştır. Arya bir kişiye ithaf edildiğinde o kişinin sesinin özelliklerinden geniş ölçüde yararlanır. Hatta bazen sanatçının virtüozitesinin sınırlarını zorlar.
1765 ile 1775 yılları arasında Mozart’ın bestelediği ilk onbeş arya, bilindiği kadarıyla, kimseye ithaf edilmemiştir. Londra’da kaldığı sürede Ezio operasında (Haendel) dinlediği Ciprandi için K.21 (19c), soprano Maria Lipp için K. 70 (61c) (A Berenice …Sol Nascente) veya Londra’da tanıştığı, ilk şan profesörü olan kastrato Manzuoli için K.77 (73e) sayılı (Misero me! Misero Pergoletto) aryalar konusunda tahminler yürütülmekte ise de, kime armağan edildiği kesinlik kazanan ilk arya K.255 sayılı (Ombra Felice! İo ti lascio, e questo addio ) (1776)’dur ve alto olan kastrato Francesco Fortini’ye ithaf edilmiştir. Kastrato Rauzzini’ye ithaf edilen Exsultate ,jubilate moteti hariç tutulursa, Mozart bundan sonra kastrato için sadece iki arya besteleyecektir: 1778 tarihli, bugün kayıp olan, Tenducci (diğer adıyla Senesino) için bestelediği eser ve Ceccarelli’ye adadığı 1781 tarihli K.374 (A questo seno deh vieni) .
Artık sadece kadın sesi üzerinde durmaktadır. Bu dönemde bestelediği 28 İtalyan aryasından onaltısı kadın sesi ve bunlardan sekizi ise Aloysia Weber için bestelenmiştir. Aloysia Weber, Mozart’ın duygusal yaşamında özel yeri bulunan, ünlü bir soprano, dönemin “primadonna”sıdır. Mozart onun için bestelerken tiz seslere kolaylıkla çıkabilme yeteneğini sonuna kadar kullanır. Biraz da bir tür aşk ilânı sayılabilecek olan K.294 (Alcandro confesso… Non so d’onde vene)(1778) aryasını 16 yaşındaki bu gencecik hanım için bestelerken, adetâ zemin yoklaması yapmaktadır. Ama K.316 (Popoli di Tessaglia…Io non chiedo)(1778-79) aryasında artık emindir: öyle bir arya besteler ki, nesiller boyu sopranolara soğuk terler döktüren bir eser çıkartır ortaya. Teknik ustalık isteyen, iki ünlü “üst-sol” içeren, Mozart’ın insan sesi için yazdığı en tiz notayla tamamlanan bir gösteridir sanki. Daha sonraları ise, Aloysia’nın eski kolaylıklarını kaybettiğinin bilincinde olarak, ona göre bestelemiştir. K.538 (Ah se in ciel benigne le stelle)(1788) bunun en güzel örneğidir. Aslında Mozart’ın büyük aşkı olan Aloysia’ya ses bakımından en uygun düşen, en anlamlı aryalarını 1783 yılında bestelediği görülmektedir (K.416,418 ve 419). Mozart K.538 (1788) aryayı bestelemekle, artık Bayan Lange olan Aloysia’yı pek de önemsemediğini göstermektedir.
(Ma, che vi fece, o stelle) resitatifi ile başlayan, Metastasio’nun bir metni üzerine bestelenen K.368) (Sperai vicino il lido) aryasının kime ithaf edildiği gizemini korumaktaysa da, Alfred Einstein Aloysia ile rekabet edebilecek tek soprano olan Elisabeth Wendling üzerinde durmuştur. Olağandışı bir sanatçı olan Elisabeth Wendling’in K.368’in tiz notalarına kolaylıkla çıkabilen, Elettra (Idomeneo) rolünü kusursuz biçimde söyleyebilen bir soprano olduğu kayıtlara geçmiştir. Bu aryada da virtüozitenin doruk noktasına ulaşılır.
Mozart’ın dikkatini çeken diğer sopranoların birçoğu mezzosoprano’dur. K.486a (K.295a)nın (Basta vincesti…Ah, non lasciarmi) ithaf edildiği Elisabeth’in eltisi Dorothea Wendling de “ ifade yumuşaklığı, kadife gibi legatosu” ile övülmektedir. Diğer taraftan Mozart, Çek besteci, piyanist Franz Xaver Dussek’in karısı, soprano Josepha Dussek’ten de çok etkilenmişti. Bunu, 1777 yılında kendisine adadığı K.272 sayılı, bir senfoni finaline eşdeğer, 300’den fazla mezüre sahip, muhteşem aryadan (Ah, lo previdi! Ah, t’invola agl’occhi miei ) anlıyoruz. Üst perdelerde bir mezzosoprano olan ve gerek K.272, gerek K.528 (Bella mia fiamma, addio!) (1787) aryalarında yeteneklerini çok güzel sergileyen Dussek, konserlerinde sürekli Mozart söylemesine rağmen, hiçbir operasında rol almamıştı. Figaro’nun Düğünü operasında ilk kez Susanna rolünü üstlenen Anna Selina, namı diğer Nancy Selina Storace de mezzo idi ve kendisine adanan güzel arya, K.505 (Ch’io mi scordi di te)(1786) güçlü bir kalın ses gerektiriyordu. Oysa Storace dramatik eserlerden çok, eğlenceli rollerde, komik operalarda başarılı olmuştu. Mozart K.505’i onun için bestelemekte yanılmışmıydı? Bilinmez. Bilinen, el yazması notaların üzerinde “Mademoiselle Storace ve benim için” ifadesinin bulunduğu, Mozart’ın aryayı Storace’nin veda konseri için bestelediği ve piyanoda ona eşlik ettiğidir. Hanımlar cephesinde listeyi tamamlarken Maria Josepha von Paumgarten’den (Mozart’ın ifadesiyle Baumgarten) ve ilk Fiordiligi Adriana Ferraresi del Bene’den söz etmemek haksızlık olacaktır. Her ikisi de mezzosoprano olan bu iki ses için Mozart zorlu aryalar bestelemiştir: K.577, K.579 (del Bene) ve K.369 (Paumgarten) .
Erkekler dünyasında Mozart’ın arya ithaf ettiği iki tenor, bir bariton ve üç bas vardır. Tenorlardan, genç yaşta ünlenen Anton Raaff’ı ilk kez 63 yaşındayken Mannheim’da dinleyen Mozart, önceleri “yaşlı ve gülünç” bulduğu bu tenoru sonradan takdir etmeğe başlar ve 1778 yılındaK.295 (“ Se al labbro mio non credi”) sayılı aryayı, daha sonra da Idomeneo’yu onun için besteler. İlk Belmonte (Saraydan Kız Kaçırma), ilk Belfiore (La Finta Giardiniera), ilk Büyük Rahip (Idomeneo) ve Mozart’ın en sevdiği tenor olan Alman Johann Valentin Adamberger’e K. 420 ve K.431 (K.425b) sayılı aryalar adanmıştır. Parlak tizleri, uzun nefesi ile mükemmel bir müzisyen olan Adamberger döneminde önemli bir sestir. Bir başka sıradışı ses de bas Johann Ignaz Ludwig Fischer’dir. Fischer, Osmin rolünde Mozart’ı öylesine etkiler ki, 1783 yılında K.432 (421a) ve K.512 aryaları besteler. Bu aryalar, üstün bir sanatçı olan ve Viyana’da rakip tanımayan Fischer’e derin bas sesini çok güzel biçimde kullanabileceğini kanıtlama imkânını vermiştir. Schikaneder’in kumpanyasında Sarastro karakterini ilk kez sahneye taşıyan Franz Gerl ise vasat bir şarkıcıdır; Mozart’ın ona adadığı K.612 (Per questa bella mano) esasen sınırlı olan teknik becerilerini ortaya koymasını gerektirmeyen bir müzikten oluşan bir aryadır bu; ama güç bir kontrbas solo pasaj aryayı özellikli kılar. K.541’ın (Un bacio di Mano) (1788) ithaf edildiği Francesco Albertarelli Viyana’da Don Giovanni ve Figaro’da Kont’u seslendiren bir İtalyan bas idi. Tiz perdelere çıkma kapasitesi gerektiren, bariton bir ses için düşünülen bu aryanın temasını Mozart “Jüpiter” senfonisinde kullanacaktır. Son olarak, bir amatör olan bas Gottfried von Jacquin’den söz etmek gerekir. Gottfried ve kızkardeşi Franziska, Mozart ile yakın arkadaştırlar, birlikte müzik yaparlar. Mozart’ın “hoş bir sesi var” dediği Gottfried’e ithafen, aslında bir amatör için zor olan K.513 (Mentre ti lascio, o figlia) aryasını besteleyecektir (1787). Büyük olasılıkla arkadaşının yeteneklerini olduğundan üstün görmektedir. Aynı yıl, K.529, K.530 ve K.531 sayılı lied’leri de arkadaşına ithaf eder. Mozart’ın ölümünden birkaç gün sonra ölen Gottfried von Jacquin’in adı aynı zamanda Mozart’ın son İtalyan aryası olan K.621a (Io ti lascio, oh cara, addio) ile bağlantılı olarak geçmektedir. Constanze’nin anlattıklarına dayanılarak aryanın Jacquin’in olduğuna inanılmıştır. Oysa bugün eserin Mozart’ın olduğu, aryada geçen “cara” (sevgili ) sözcüğünün Dussek’e hitaben yazıldığı düşünülmektedir.
Bu arya Mozart’ın son konser aryası olacaktır.
****
Kısa bir diskografi:
“Tüm aryalar: Philips ve Brilliant Classics’de çıkan çeşitli ses ve şeflerde oluşan icralar.
Brilliant Classics 99731 (8CD) ; Philips Classics586002 (10CD)
Münferit aryalar:
Edita Gruberova, Chamber Orch. of Europe – Nikolaus Harnoncourt (Teldec)
Nathalie Dessay, Opera de Lyon, Theodor Guschlbauer (EMI)
Margaret Price, English Chamber Orch.,London Philh. Orch. James Lockhaunt (BMG)
Kiri Te Kanawa , Wiener Kammerorchester,György Fischer (Decca)
Gundula Janowitz , Wiener Symphoniker,Wilfried Böttcher (DGG)
Thomas Hampson , Concentus Musicus Wien, Nikolaus Harnoncourt (Warner)
ANDANTE Dergisi, Sayı 23, Temmuz – Ağustos 2006
iLGiLi HABERLER / YAZILAR