Yorum Ekleyin   |                                                                                                                                                                                               26 Şubat 2009
 
Faust

 

Metin
Jules Barbier & Michel Carre
 
 
İlk oynanış; 19 Mart 1859, Paris
 
Devlet Operasında ilk temsil; 1958, Ankara
 
Başlıca Kişiler;
Faust (Tenor)
Mephistopheles (Bas)
Wagner, genç bir öğrenci (Bariton)
Valentin, bir asker, Marguerite’in kardeşi (Bariton)
Siebel, Marguerite’e aşık bir genç (Soprano)
Marguerite (Soprano)
Martha Schwerlein, Marguerite’in arkadaşı (Kontralto)
 
Konunun geçtiği çağ ve yer; 16.yüzyılda Almanya’da küçük bir şehir
 
Alman şairi Goethe’nin felsefesini yankılandıran bu büyük eser iki Fransız şairi tarafından opera metni şeklinde düzenlenerek o zamanlar Paris’de bulunan besteci Meyebeer’e sunulmuştu. Fakat Meyebeer bir Alman olarak bu ulusal anıtın opera şeklinde bestelenmesine taraftar görünmemiş, sorumluluğu yüklenmeyeceğini bildirmiştir. 1856 yılında Masse adlı bestecinin Theatre Lyrique’de oynanan bir operasının temsili esnasında tiyatronun direktörü Carvalho genç Gounod’ya rastlamış, sahnesi için bir opera ısmarlamıştır. Gounod «Bana bir metin bulun memnuniyetle bestelerim» demiş, besteci büyük bir heyecanla işe sarılmış, opera bitmiştir. Uzun ve yorucu provalardan sonra Faust sahneye konmuş, kazandığı başarı üzerine 71 defa sahnelenmiştir. Faust’un bazı sahneleri, bölüm ve mısraları parçalar halinde birçok müzikçi tarafından bestelenmiştir. Metin şairleri ve Gounod Faust’un ana felsefesini gayet yerinde bir görüşle bir kenara bırakmışlar, operaya konu olarak yalnız bu büyük eserin birinci bölümündeki olayları almışlardır.
 
 
 
BİRİNCİ PERDE
 
İhtiyar doktor Faust’un gotik üslupta döşenmiş, kasvetli, karanlık odası.
 
Doktor ölümden korkmakta, gençliğin özlemini duymaktadır. Başını, okumakta olduğu kitaptan kaldırır ve bu özlemi açıklar (En vain j’interroge). Dışarıdan neşeli bir koro duyulur, gençler bayrama gitmektedirler. Faust büsbütün kederlenir, her geçen gün onu biraz daha ölüme yaklaştırmaktadır. Dua etse derdine çare bulacağından emin değildir, şeytanı çağırmaya karar verir (Maudites soyez vous). Orkestrada korkunç akorlar yükselirken şeytan yani Mephistopheles belinde kılıcı, sırtında pelerini, yüzünde müstehzi gülümseyişiyle gözükür. Faust’un arzusunu sorar; Para mı? Ün mü? Hayır hiçbiri değil, o gençliği arzulamaktadır. Şeytan buna karşılık ondan ruhunu ister. Faust düşünürken Mephisto kozunu oynar, duvarda çıkrık başında güzel bir kız hayali belirir, bu Marguerite’dir. Faust heyecanla anlaşmayı kabul eder. Şeytan kızı hemen o gün ona göstereceğine söz verir. Her ikisi de aşk neşesiyle coşarak canlı bir düetle odadan çıkarlar (A moi les plaisirs).
 
 
 
İKİNCİ PERDE
 
Küçük bir Alman şehrinde panayır alanı.
 
Grup halinde toplanmış üniversite öğrencileri içip eğlenmektedirler (Vin ou biere). İçlerinden Wagner adlı öğrenci solo partiyle koro halinde söylenen şarkıyı tamamlar. Bu defa askerlerin korosu duyulur, buna şehir halkı ve kızların coşkun gösterisi karışır. Hepsi çıkarlarken kızkardeşi Marguerite’in verdiği madalyona bakarak genç asker Valentin ve arkadaşı Siebel girerler. Delikanlı savaşa gitmektedir, pek tanınmış aryasını söyler. Siebel’e ona bakmasını, korumasını söylemekte, savaşta başarı sağlayacağını umut etmektedir (O sainte medaille). Siebel kızı koruyacağına söz verir. Valentin’in aryası biter bitmez öğrenciler yaklaşır. Wagner neşeli fare şarkısını söylemeye koyulur (Un rat plus poltron). Sahneye kişizade kılığında Mephisto girerek «Altın Buzağı» (Le veau d’or est toujours debout) aryasına başlar. Sonra Valentin’in elini alıp bakar ve ona savaşta öleceğini söyler. Siebel kendi kaderini okumasını isteyince ona dokunduğu her çiçeğin kuruyacağını bildirir, bu çiçekleri Marguerite’e de götürmüş olsa solacaklardır. Kızkardeşinin adı geçince Valentin sinirlenmiştir. Mephisto fıçıya bir dokunuşla şarap akıtarak herkesi Marguerite’in şerefine içki içmeye çağırır. Valentin Mephisto’ya kılıcını çekmiştir, fakat kolu mecalsiz yana düşer. Gençler ellerinde kılıçları dramatik bir toplulukla birleşirler(De l’enfer qui vient). Delikanlı sahneyi kavgayı ayıran halkla terkeder. Bu sırada genç ve yakışıklı Faust gelmiştir. Hayalini gördüğü kızı istemektedir. Köylüler zarif bir vals söylemeye koyulurlar (Ainsi que la brise legere).Marguerite yaklaşır, Siebel onu oradan götürmeye çalışırsa da Mephisto delikanlıyı uzaklaştırır. Faust kıza yaklaşarak onu sevdiğini söyler (O belle enfant! Je t’aime).Fakat kız genç kişizadenin aşkını kabul etmemiştir.
 
 
 
ÜÇÜNCÜ PERDE
 
Marguerite’in bahçesi.
 
Siebel, elinde bir çiçek buketiyle görünür. Arkadaşının kardeşini korumaya söz vermiştir, fakat bu defa ona aşık olmuştur. Bunu bir aşk şarkısıyla belirtir (Faites – lui mes aveux). Bu arada elindeki çiçekler solmuştur. Kenarda Meryem Ana heykeli önündeki suya elini batırarak taze çiçekler derler, bunların solmadığını görür.  Buketi kızın kapısına bırakırken Mephistopheles yanında Faust’la girerek bir süre delikanlıyı seyreder. Siebel bahçenin diğer yönüne doğru yürümüştür. Faust ünlü aşk şarkısına başlar (Salut! Demeure chaste et pure). Mephistopheles bu sırada bir sandık mücevherle dönerek sandığı Siebel’in buketinin yanına koyar. Marguerite kulübeden çıkarak çıkrığın başına geçer, aklı sabah gördüğü gençtedir. Acaba kimdir? Konusunu sevgili Kraliçesinin hatırasını altın bir bardakla ana iyi kalpli Krala ait efsaneden almış Ballad’a başlar (Il etait un Roi de Thule). Birden gözü Siebel’in buketine ilişir, buketin yanındaki sandığı açar, elmaslar gözünü kamaştırmıştır (Je ris de me voir). Sahneye giren Martha da büyük hazine karşısında şaşırmıştır. Biraz sonra Mephistopheles ve Faust gözükür. Şeytan Martha’ya kocasının öldüğünü haber verir. Dördünün duygularını yansıtan nefis bir Quartet’den sonra iki sevgili uzaklaşırlar. Mephistopheles Martha’ya sevgisini söylemektedir. İki genç dönerler, Marguerite çiçek yapraklarını yolarak fal bakmaktadır. İkisi arasında en güzel parçalarından biri olan aşk düeti başlar (laisse – moi contempler ton visage). Kız ertesi gün Faust’la buluşmak üzere kulübeye girer, pencere açılır, içerden sesi gelmektedir «Ah! Karanlık gece, git, sabah olsun!» Faust kıza seslenir, kollarına atılırken Mephistopheles’in şeytani kahkahası eserin en güzel perdesini tamamlar.
 
 
 
DÖRDÜNCÜ PERDE
 
Birinci Perde – Marguerite’in odası. Kız odada çıkrık çevirmekte, dışarıdan arkadaşlarının sesi gelmektedir. Marguerite anne olmak üzeredir. Siebel gözükür, basit fakat etkili aryasıyla amacını açıklar (Si le bonheur). Kıza aşıktır,Faust’u bulup öldürecektir. Marguerite kilisede dua etmek üzere ayrılır.
 
İkinci Perde – Genç kız dua ederken Mephistopheles’in sesiyle ürperir. Bir mezar açılır, içinden şeytan çıkmıştır, ona dua etmemesini söyler, çünkü ruhu eninde sonunda ona ait olacaktır (Non! Tu ne prieras pas!). Marguerite dehşet içinde kalmıştır. Mephistopheles dışarıdan gelen dua sesleri arasında kaybolur.
 
Üçüncü Perde – Kilise yanındaki alan. Savaştan dönen askerlerin korosu duyulmaktadır. İçlerinde Valentin de vardır. Siebel delikanlıya her şeyi anlatır. Bu sırada Mephistopheles ve Faust gözükürler. Şeytan Marguerite için bir serenad söylemeye başlar (Vous qui faites l’endormie). Valentin kardeşinin kastedildiğini anlamıştır. «Ne arzu ediyorsunuz beyler?» diye sorar. Aralarında başlayan trio Valentin ve Faust arasındaki düello ile biter. Faust, Mephistopheles’in yardımıyla Valentin’i yaralamıştır. Delikanlı ölürken o sırada yaklaşan Martha ile evinden koşup gelen kardeşine lanetler yağdırır. Marguerite hıçkırarak yere düşerken perde kapanır.
 
 
 
BEŞİNCİ PERDE
 
Birinci Perde – Mayısın ilk günü Hara Dağlarında «Walpurgis» gecesi. Uzaktan bir kadın korosu duyulur. Mephistopheles yanında Faust ile birlikte gözükür. Şeytanın emriyle tarihin ünlü kadınları bu arada Cleopatra, Truvalı Helen, Firin Şehevi danslara koyulurlar. Gounod ünlü «Bale Müziği»ni bu sahne için bestelemiştir. Faust ansızın Marguerite’in boynu kesilmiş hayalini görür. Dehşet içinde kalmıştır. Mephistopheles’e kendisini sevgilisine götürmesini rica eder.
 
İkinci Perde – Marguerite’in hapsedildiği zindan. Kadın ibr çılgınlık krizi esnasında çocuğunu öldürmüş, idama mahkum edilmiştir. Taşların üzerinde uyurken Mephistopheles ve Faust girerler. Faust kızı bir aşk şarkısıyla uyandırır, yeni ve mutlu bir yaşayacaklardır. Marguerite, Faust’u ilk gördüğü günü, kulübesini hatırlamıştır. Şeytan Faust’a kendisiyle gelmesini ihtar etmektedir. Marguerite duaya başlar (Anges purs, anges radieux). Meleklerin korosu duyulmakta, kızın kurtulduğunu müjdelemektedirler (Sauve). Melekler Marguerite’in ruhunu göğe doğru götürürlerken Mephistopheles yanında kurbanı Faust ile zindandan uzaklaşır.

 

iLGiLi HABERLER / YAZILAR

  • İlgili haber / yazı bulunamadı