Metin
Raniero de Calzabigi
İlk oynanış; 5 Ekim 1762, Viyana
Başlıca Kişiler;
Orfeo (Kontralto)
Amor (Soprano)
Takdis Edilmiş Ruhun Sesi (Soprano)
Euridice (Soprano)
Konunun geçtiği çağ ve yer; Mitoloji çağlarında Yunanistan
Gluck bestelediği birçok operadan sonra sanatına getirmeyi düşündüğü yenilikleri Orfeo ed Euridice ile ortaya koymuştur. Sanatçı konuyu ve dramatik yapıyı ön plana alıyor, orkestrayı, şarkıcıyı ve teknik imkânları yalnız bu amaç için kullanıyordu. Temsillerde en ufak bir hataya direnci yoktu. Yeni dramatik stilin başlıca özelliklerinden biri de orkestra eşliğinde resitatifler olmuştur.
Gluck’un opera sanatında yaptığı devrimler ikinci bir yaratma devresinde daha açık olarak görülür. Eski Yunan dram sanatının 18. yüzyılda ileri bir teknikle dirilişi gibi kabul edilen bu hareket artık yadırganmıyor, özellikle Paris’de büyük başarı elde ediyordu. Alman müzik ustası İtalyan Operası taraftarları tarafından pek sevilmiyordu. Karşısına Niccola Piccini isimli besteciyi çıkartıp boy ölçüşüp ölçüşemeyeceğini sordular. İki sanatçı arasındaki yarışma Erasbach’lı devrimcinin ezici başarısıyla sonra erdi.
Gluck, önemli eserler bırakmış, Alman müzik dramının temel kurallarını vermiştir. Kendi deyişiyle, «İtalyan operaları bestelemekle geçen kaybolmuş yıllardan sonra…» fikirlerini gerçekleştirmesini sağlayan metni 1761’de bulabilmiştir. Viyana’daki İtalyan Tiyatrosunun direktörü Kont Durazzo ona çağın ünlü şairlerinden Calzabigi’yi tanıtmıştır. Şair ve bestecinin beraberce yaptığı uzun görüşmeler meyvesini birkaç ay sonra vermiştir. Bu, konusunu eski Yunan Mitolojisinden alan Orfeo ed Euridice adlı metinden. Opera sanatında yapılacak devrimleri ortaya koymak için bundan daha ideal bir konu olamazdı. Müzikli sahne eserinin doğuşundan sonra çeşitli İtalyan bestecisi aynı hikâyeyi işlemiş, her çağda değişik Orfeo’lar doğmuştur. Ayrıca içinde mitolojik kahramanlar, insan, tabiat, aşk ve fedakârlık duygusu gibi çeşitli sembol ve fikirler vardı. Gluck çalışmaya, daha doğrusu düşünmeye koyuldu. O yıllarda kendisine nasıl bestelediğini soran bir dostuna verdiği cevap dikkate değer; «Elime kalemi almadan önce kendimi bir besteci olmadığıma inandırırım. Uzun süre metindeki karakterleri düşünür, onlarla yaşar, onların emriyle hareket ederim. Konuyu en geniş anlamıyla inceler, başlıca karakterin özellikleri üzerinde ayrı ayrı dururum. Bütün bunlar müziğin ilerde yüzeyde kalabilmesini sağlar. Bu hazırlık bazen bir seneye yakın sürer ve beni çok yorar…». Nitekim Orfeo’nun doğuşu da böyle olmuş, eser metnin yazılışından bir yıl sonra Viyana Saray Tiyatrosunda sahneye konmuştur. İlk temsili besteci yönetmiştir. Gluck 1774’de Paris’de Academie Royal de Musique’in açılışı münasebetiyle sahneye konması kararlaştırılan bu opera üzerinde bazı düzeltmeler yapmıştır. 1859’da yine Paris’de Theatre Lyrique direktörü, besteci Hector Berlioz’a düzeltmeler için rica bulunmuş, Berlioz ince zevki ve büyük teknik bilgisiyle bu işi başarıyla bitirmiştir. Orfeo partisini Gluck’un ilk temsil için düşündüğü gibi Kontralto ses için düzenlemiştir. Eserin bugün temsili için bu nüsha esas tutulmaktadır.
Orfeo ed Euridice Operası I. Perdedeki hazin atmosfere karşıt karakterde hareketli bir uvertürle başlar. Bu parça bazı tenkitçilerin eserde beğenmedikleri tek bölümdür.
BİRİNCİ PERDE
Orfeo, elinde Lir’i, ölen karısının mezarı başında ağıtlar söylemekte, etrafındaki su perileri ve çobanlar acılı şarkısına koro halinde katılmaktadır (Chiamo il mio ben cosi). Euridice’yi bir yılan sokmuş ve öldürmüştür. Orfeo, kederinden bitkin bir halde mezar başında yalnız kalınca Aşk Tanrısı Amor gelir, Tanrıların Orfeo’nun haline acıdıklarını söyleyerek onu yeraltında ölüler diyarına götüreceğini, orada tekrar karısını görebileceğini bildirir (Dalla cetra tua dolci tuoni). Yalnız Orfeo eşini alıp götürürken, yol boyunca yüzüne bir defa bile bakmayacaktır.
İKİNCİ PERDE
Birinci Sahne – Yeraltında ruhlar ülkesi. Bir yanda Cehennemin alevleri yükselmekte, etrafı dumanlar kaplamakta. Arp sesleriyle yaklaşan Orfeo şarkı söyleyip dans eden kızgın ruhlara karısını sormaktadır (Deh placatevi con me!). Ruhlar ona «Hayır» cevabını verirler. Orfeo yalvarmakta, karısını vermelerini istemektedir. Ruhlar onun şarkısına, yakarışlarına acımışlardır. Kapı yavaş yavaş açılır. «Ruhların Dansı» başlar, zarif bir müzikle sürüp gider.
İkinci Sahne – Elysian çayırları. Güzel bir kır manzarası. Yine bir bale başlamıştır. «Mutlu Ruhların Dansı» sona ererken Euridice gözükmüştür. Tatlı bir arya ile bulunduğu yerin güzelliğini anlatır. Uzaktan Orfeo yaklaşmakta, bir arya ile karısına olan özlemini belirtmektedir (Che puro ciel!). Ruhlar yüzü tülle örtülü Euridice’yi getirirler. Orfeo gözlerini kapayıp eşini götürürken perde iner.
ÜÇÜNCÜ PERDE
Çeşitli yolların birleştiği karanlık bir mağara. Orfeo kapalı gözlerle karısını götürmekte, bir yandan da Tanrılara şükretmektedir (Ah! Vieni Euridice). Euridice ise onun gözlerini neden kapattığına anlam verememekte, artık kendisini sevmemekle suçlamaktadır. Orfeo bunun sebebini açıklamak istemez. Aralarındaki düet sonunda eşinin ısrarına dayanamayarak ona bakar. Euridice, tekrar cansız yere yığılır. Orfeo, eşinin üzerine kapanmış ağlamaktadır (Che fiero momento). İntihara karar vermiştir. Bu sırada yine Amor yetişir, Euridice canlanır.
Eser, Amor tapınağında sevinçli bir törenle biter. İki sevgili eş birbirlerine kavuşmuşlardır. Kıvançlı bir baleyi orkestranın çaldığı «chaconne» belirtir.
iLGiLi HABERLER / YAZILAR
- İlgili haber / yazı bulunamadı