Metin
Luigi Illica
İlk oynanış; 23 Mart 1896, Milano
Devlet Operasında ilk temsil; 1963, Ankara
Başlıca Kişiler;
Kâhya (Bariton)
Charles Gerard (Bariton)
Madeleine de Coigny (Soprano)
Kontes de Coigny, annesi (Mezzosoprano)
Bersi, Madaeine’in dadısı (Mezzosoprano)
Fleville, şövalye (Bariton)
Andrea Chenier, şair (Tenor)
Mathieu, garson (Bariton)
Casus (Tenor)
Roucher, Chenier’nin arkadaşı (Bas)
Madelon, yaşlı kadın (Mezzosoprano)
Dumas, İhtilal Kurulu Başkanı (Bariton)
Fouquier – Tinville, savcı (Bariton)
Schmidt, gardiyan (Bariton)
Konunun geçtiği çağ ve yer; Fransız ihtilali yıllarında Fransa
Luigi Illica, çağının en başarılı metin şairlerinden biri olarak tanınmıştır. Kendisi Puccini, Alfano ve Mascagni gibi ünlü bestecilerle işbirliği yapmış, adı müzik tarihine geçmiştir. Giordano’nun bazı opera denemelerini dinledikten sonra ona bir metin yazmayı vaat etmiş, 1895 yılında bir sonbahar günü haber yollamış. Giordano odasına heyecanla girdiği zaman ona bir deste kâğıt uzatmıştır. Bu destenin üzerinde «Andrea Chenier» kelimeleri yazılıydı. Giordano’nun çalışmaları bir sene sonra semeresini vermiş, talihsiz ihtilal şairinin hikâyesini müziklendirmiş. La Scala direktörlüğüne teslim etmiştir. Andrea Chenier onu üne götürmüş, İtalyan müzik tarihinde yerini sağlamıştır.
Şair Andre Chenier, 1762 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babası bir çuha tüccarının yanında memur olarak çalışmış, Andre iki yaşındayken aile Paris’e göç etmiştir. Şair burada büyümüş, St. Cyr Harb Okuluna girerek subay olmuş, daha sonra askerlikten ayrılarak Fransa’nın Londra elçiliğinde sekreterlik yapmıştır. Önceleri ihtilalin ateşli bir taraftarı olarak tanınmış, başlayan müthiş terör üzerine fikrini değiştirmiştir. Bu durum onun ölüme mahkûm olması için yeterli olmuştur. 1794’de giyotinle idam edilmiştir. Ölüme götürülürken elini alnına vurarak; «Hâlbuki bu kafada bir şeyler vardı…» deyişi ünlü bir olaydır. Şiirleri edebiyat tarihinde lirik karakteriyle önemli bir yer tutar.
BİRİNCİ PERDE
Paris civarında Coigny ailesinin oturduğu görkemli şatoda büyük balo salonu.
Uşaklar ve bu arada Charles Gerard şato kâhyasının gözetiminde salondaki son hazırlıları yapmaktadırlar. Gerard’ın babası altmış yıldan beri ailenin yanında hizmet etmektedir. Delikanlı da babasının ısrarı üzerine uşak olmuş, fakat işini hiçbir zaman sevmemiştir. Fransa’da aristokrasiye karşı uyanan hoşnutsuzluğa bütün kalbiyle katılmakta, bir gün büyü bir ihtilalin kopacağına inanmaktadır. Coigny ailesine karşı duyduğu nefreti hafifleten tek sebep, evin genç kızı Madeleine’dir. Gerard bu güzel kıza deli gibi aşıktır. Balo hazırlıkları devam ederken içeri Kontes de Coigny, kızı ve dadı girerler. Kontes gelecek misafirlerin kimler olduğun bildirdikten sonra Gerard’a orkestra’nın hazır olup olmadığını sorar. Beri yanda Madeleine dadısıyla konuşmaktaydı. Son derece duygulu ve romantiktir, her an büyük bir aşk beklemektedir (Si, io penso all’tortura). Misafirler gelmeye başlar. Kontes büyük bir nezaketle onları karşılamakta, yer göstermektedir. Çağın tanınmış yazarlarından Fleville girerek yanındaki iki genç adamı tanıtır; bunlardan biri İtalyan besteci Fiorinelli, diğeri şair Andrea Chenier’dir. Kontes Paris’te ne olup olmadığını sorar. Halkın krala nefreti son kerteyi bulmuştur. Üstelik XVI. Louis hastadır. Fleville herkesi eğlenceye çağırır. Kontes, Chenier’nin yanına gelerek ona şiirlerinden bazılarını okumasını rica eder. Bu sırada Madeleine yaklaşarakaynı ricayı tekrarlar. Müzikçi Fiorinelli klavsenin başına geçer, Chenier aşk üzerine doğaçtan uzun bir şiir okumaya başlar (Un di all’azzuro spazio). Araya aristokrasi karşıtı birkaç mısra sokmayı unutmaz, sonra tekrar aşk konusuna dönerek bitirir. Şiir davetliler arasında hoşnutsuzluk yaratmıştır, yalnız Madeleine gelerek teşekkür eder. Dans başlamak üzereyken salonun kapısı açılır, üstü başı perişan bir sürü insan başlarında Gerard’la içeri girerler. Gerard onları; «İşte şimdi de sefalet hazretleri» diye tanıtır. Manzara Kontesi deliye döndürmüştür. Gerard’ı kovar, Uşak emektar babasını da alarak salondan ayrılır, dans müziği devam ederken perde kapanır.
İKİNCİ PERDE
İhtilal çağlarında ılık bir Haziran günü Saine kıyısında Hottot kahvesi.
Şağda Charlotte Corday tarafından banyoda öldürülen ihtilal yazarı Marat’nın bir büstü durmakta, ön tarafta bir masada Chenier kendi başına oturmakta, diğer masa da ise Madeleine’in dadısı Bersi çirkin bir adamla konuşmaktadır. Bersi kimseden korkmadığını söylemekte ve kendisinin de bir ihtilal çocuğu olduğunu iddia etmektedir (Temer? Perche?). Adam Robespierre’in casuslarındandır. Herkesin ihtilalle ilgili ne düşündüğünü öğrenmekle görevlidir. Bu sırada halkın izlediği bir araba gözükür, idama mahkûm olanları siyaset alanına götürmektedir. Bersi ayrılır, casus defterine bir şeyler yazar, anlaşıldığına göre Chenier’yi kollamaktadır. Kahveye şairin dostu Roucher girer, yaklaşarak kendisi için bir pasaport sağladığını bildirir. Fakat şairin kaçmaya niyeti yoktur, o tam bir asker gibi savaşacak, yurdunda kalacaktır. Gitmemesi için ikinci bir sebep de aşı oluşudur. Aylardan beri bir kadından, çok güzel ve zeki olduğunu tahmin ettiği bir kadından mektuplar almakta, yüzünü dahi görmediği bu kadını sevmektedir (Credo a una possanza arcana). Ve o gün onunla buluşacaktır. Roucher arkadaşının bu aşırı duygusuyla alay ederek bu mektupların Paris’te pek bol rastlanan hafifmeşrep kadınlardan biri tarafından yazılmış olabileceğini söyler. Bu sırada halkın gösterisi arasında ihtilal liderlerinden biri girer. Bu eski uşak Gerard’dır. Doğruca casusun yanına gidip bir haber olup olmadığını sorar, aradığı kadını bir daha tarif eder. Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır. Casus ona sevgilisini o gece öğreneceğini bildirir. Halk caddeden geçmekte olan diğer liderlere gösteri yaparken Bersi gözükür. Chenier’nin yanına gelerek kendisini seven kadının gece aynı yerde bekleyeceğini bildirir, kadının adı Speranza’dır. Roucher, randevuda bulunmaya ve arkadaşını her hangi bir tehlikeye karşı savunmaya karar verir. Sahne kararır, aydınlandığı zaman gece olmuştur. Ürkek adımlarla Madeleine girer. Chenier yaklaşarak kıza im olduğunu sorar. Madeleine ona şiirlerinden iki mısra okur (Eravate possente). Chenier, bu tatlı sesi hatırlamıştır, kızı ışığa götürür, demek sevgilisi Madeleine de Coigny’dir. İki genç arasıda aşk düeti başlar. Bir anda içeri Gerard girer, kızın bir sevgilisi olduğunu anlamıştır. Chenier ona gitmesini söylerken Roucher tabancasını çekerek Gerard’ı savunmaya yeltenen casusa doğrultur, şairin; «onu kurtar» diye bağırması üzerine kızı alır ve koşarak çıkar. Casus jandarma aramaya koşarken, Gerard rakibine saldırır fakat Chenier’nin kılıcı kolunu delip geçer. İhtilalci yere düşerken şairi tanır; «Chenier, sen bizim ölüm listemizdesin, koş Madeleine’i kurtar» diye bağırır. Chenier çıktıktan biraz sonra halk sahneye dolar. Herkes suçlunun adını sormaktadır. Gerard cevap verir; «Bilmiyorum… Görmedim».
ÜÇÜNCÜ PERDE
İhtilal kurulu, Başkan ve üyeler yerlerini almış, halk sabırsızlıkla duruşmaları beklemektedir. Başkan, kendilerini tehdit eden tehlikelerden bahseden konuşmasını bitirince Gerard’a seslenir. Gerard, Fransa’nın yalnız iç değil dış düşmanlarının da bulunduğunu söyleyerek herkesi para yardımına çağırır (Lacrime e sangue da la Francia). Kadın erkek herkes para ve mücevherlerini çıkartıp dolaştırılan sepete atarak ihtilalin ünlü şarkısı «Carmagnole»ü söylemeye başlar (Amici, ancor cantiam, beviam). Bu sırada casus yaklaşarak Gerard’a Chenier’nin yakalandığını bildirir. Gerard derhal suçlamasını hazırlamaya koyulur; «Adı, Andrea Chenier, doğum yeri İstanbul. St Cyr mezunu, asker, şair, tehlikeli bir adam, vatan haini…» Sonra elinden kalemi düşer, sevgilisini hatırlamıştır. Vicdan acısı içinde kıvranırken içeri Madelaine girer, kendisini tanıtır, Chenier’den bahseder. Onu ne kadar sevdiğini yine onun mısralarıyla anlatır. Gerard’dan onu kurtarmasını rica eder, eğer bunu yapacak olursa armağan olarak kendisini verecektir (Perche cio voler il mio possente). Gerard kızın Chenier’yi ne kadar büyü bir aşkla sevdiğini anlamıştır. Bu sırada halk tekrar salonu doldurmaya başlar, başkan ve üyeler yerlerini alırlar, Gerard onları halka tanıtır. İçeri başta Chenier olmak üzere suçlular içeri girer. Üyelerden Dumas suçlamayı okumaya başlar; Chenier vatan haini bir aristokrattır, halk «Ölüm» diye bağırır. Bu sırada Chenier kalkarak konuşmaya başlar (Si, fui soldato e floriosa affrontata). Hayır, ölüm umurunda bile değildir. O halis bir vatanseverdir, yalnız vatanı için yaşamaktadır. Sözleri bitince Gerard ayağa kalkar ve; «Chenier bu muhteşem ihtilalin çocuklarından biridir» diyerek affını ister, halk susması için bağırmaktadır. Gerard, Chenier’nin yanına gelerek Madeleine’i gösterir, kız bitkin bir halde kararı beklemektedir. Dumas kararı bildirir; «Ölüm» Madeleine; «Andrea, Andrea elveda» diye bağırırken perde kapanır.
DÖRDÜNCÜ PERDE
St. Lazare hapisanesinin avlusu.
Vakit gece yarısıdır. Andrea Chenier bir masada son mısralarını yazmakta, dostu Roucher onu beklemektedir. Şair kalemi bırakır, şiiri okur «Tatlı bir Mayıs günü gibi…» (Come un bel di di Maggio). Mısralarıyla başlayan, edebiyatı ve aşkı öven bu şiir operanın en güzel aryalarından birinin doğmasını sağlamıştır. Chenier hücresine döner, içeri Madeleine, Gerard ve gardiyan Schmidt girerler. Madeleine gardiyana sabah idam edilecekler arasında genç bir kadın olup olmadığını sorar. Evet, Legray adlı bir genç kız vardır. Madeleine giyotine onu yerine kendisinin gideceğini, onun adıyla idam edilmek istediğini söyler. Schmidt bu fikri kabul etmeyince bütün mücevherlerini bir kese altınla birlikte gardiyana verir. Schmidt razı olmuştur. Çıkar ve biraz sonra Chenier ile döner, Madeleine şaire veda etmemesini çünkü ölüme kendisiyle beraber gideceğini bildirir. İki sevgili tatlı bir aşk düetinde birleşirler (Vicino a te s’aqueta). Her ikisi de ebedi aşka inanmaktadırlar. Şafak söker, idam edilecek mahkûmların isimleri okunur; «Andrea Chenier», şair; «Benim» diye cevap verir, ses devam eder; «Idia Legray», Madeleine «Benim»diye bağırır. İki sevgili «Ah! Mutlu ölüm» diyerek giyotinin bulunduğu alana doğru yürürken perde yavaş yavaş iner.
iLGiLi HABERLER / YAZILAR
- İlgili haber / yazı bulunamadı