Metin
Felice Romani
İlk oynanış; 12 Mayıs 1832, Milano
Devlet Operasında ilk temsil; 1952, Ankara
Başlıca Kişiler;
Nemorino, genç bir köylü (Tenor)
Adina, zengin bir köy kızı (Soprano)
Belcore, çavuş (Bariton)
Gianetta, bir köy kızı (Soprano)
Dulcamara, şarlatan bir hekim (Bas)
Konunun geçtiği çağ ve yer; 19. yüzyılda bir İtalyan köyü
Zengin melodileri ve eğlendirici konusuyla Don Pasquale’nin yanında yer alan üstün «opera – buffa» örneklerinden biridir. Romani konuyu Fransız yazarı August – Eugene Scribe’in «Le filtre» adlı eserinden almış, Donizetti’ye sunmuştur. L’elisir D’amore pek kısa bir sürede bestelenerek Cannabbiana Tiyatrosunda sahneye konmuş, çağın soprano Sabina Heineffeter, tenor Genero ve «buffa bas» Frezzolini gibi yıldızlarıyla üst üste 32 defa oynanmıştı. Günümüze kadar pek çok soprano ve tenor Adina ve Nemorino rollerinde alkış toplamış ün yapmıştır.
BİRİNCİ PERDE
Birinci Sahne – Adina’nın çiftliğinde bir çardak altı. Arka planda sürülmüş tarlalar görünmektedir, bir nehirkıvrılarak akmaktadır. Çardak altında Adina, arkadaşı Gianetta ve diğer köylü kızlarla elindeki kitabı okumaktadır. Köylüler tarlalardan dönmeye başlamıştır. Çardak altındakiler günün bu saatinde zevki belirten bir şarkıya başlamışlardır (Bel conforte al meditore). Dönenler arasında bir delikanlı yaklaşır, koro sona erince Adina’ya olan aşkını anlatmaya başlar (Quanto é bela). Genç köylü Adina’yı seven fakat karşılık göremeyen Nemorino’dur. Aryası bitince Adina çevresindekilere okuduğu kitapta ne yazılı olduğunu anlatır; «Bu ünlü Tristan ve Isolde hikâyesidir. Isolde’den karşılı göremeyen Tristan bir büyücüden «aşk iksiri» almış, sihirli suyu içen Isolde delikanlıya âşık oluvermiştir». Uzaktan marş sesi duyulur, köydeki kışlada bulunan birlik çavuşu Belcore komutasında talimden gelmektedir. Çavuş erleri dinlenmeye gönderir, Adina’ya yaklaşır bir çiçek buketi uzatır. Adina’da gözü vardır ve söylediğine bakılırsa kendisi gibi yakışıklı bir askere direnecek kadın henüz doğmamıştır. Fakat kız bu inançta değildir, henüz evlenmek için bir kararı yoktur. Köylüler tarlalara, çavuş da kıtasına, kızlar ise evlerine doğru uzaklaşırken Nemorino konuşmak için izin ister. Adina’yı çılgınca sevmekte, onunla evlenmeyi aklına koymuş bulunmaktadır. Kız bazı öğütler verir; kasabaya gitmeli, ölüm halinde bulunan zengin amcasını ziyaret etmelidir. Adam, delikanlıya bir şey bırakmadan ölürse Nemorino aç susuz kalabilecektir. Delikanlı aşk acısından ölmektense açlıktan ölmenin daha iyi olduğunu söyler. İki genç arasında bir düet başlar. Adina ona kendisinin kararsız, kaprisli, rüzgar gibi çabuk yön değiştiren bir insan olduğunu, evlenmek için kararı bulunmadığını açıklamakta, Nemorino denize akan nehir gibi hiçbir vakit değişmeyeceğini söylemektedir.
İkinci Sahne – Köy alanı Uzaktan yankılanan trompet sesleri köylüleri heyecanlandırmıştır. Hepsi alanda toplanmışlardır. Acaba gelen bir kişizade midir? Sahneye bir araba girer. Üzerindeki adam hemen kendini tanıtarak konuşmaya başlar. Adı Dr. Dulcamara’dır. Diş ağrısından başlayarak en ağır hastalıklara deva olan, yaşlılara gençlik veren bir su bulmuş, bu eşsiz iksiri doğduğu yerdeki dostlarına götürmek üzere yola koyulmuştur. Şişesi çok pahalı değildir, 1 Scuda veren herkes bu iksirden bir şişe alabilecektir (Udite, udite o rustici). Saf köylüler hemen arabanın etrafını sararak şişeleri kapışırlar, kıvançla evlerine doğru uzaklaşırlar. Nemorino, bir an Trastan ve Isolde hikâyesini hatırlayarak Dr. Dulcamara’ya yaklaşır, ona umutsuz bir aşk için sihirli bir iksiri bulunup bulunmadığını sorar. Dulcamara’da her şey vardır. Hemen bir şişe çıkararak delikanlıya uzatır ve cebindeki bütün parasını da almayı unutmaz. Aralarındaki konuşma boyunca adi bir şaraptan başka bir şey olmayan iksiri nasıl içeceğini anlatır (Obbligato, ah! Si obbligato). Doktor uzaklaşınca Nemorino hemen şişeyi dikerek bir kısmını içer. Başı dönmüş, keyifle dans edip şarkı söylemeye başlamıştır. Yaklaşan Adina durumu görünce delikanlının deli olduğunu zanneder. Diğer yanda iksirin ertesi gün etkisini göstereceğinden emin bulunan Nemorino kahkahalar atmaktadır. Çavuş Belcore gelerek Adina’nın elini tutar ve ona kendisiyle evlenmek isteyip istemediğini sorar. Kız bir haftaya kadar evlenebileceğini söyler. Bu sırada Gianetta yanında askerler ve köylülerle gelerek Belcore’ye bir mektup verir. Belcore zarfı açar, bu bir emirdir, ertesi sabah birliği ile başka bir yere gidecekleri yazılıdır. Çavuş, Adina’ya hemen evlenmeleri gerektiğini söyler, kız kabul etmiştir. Nemorino, bir arya ile bir gün daha beklemesi için Adina’ya yalvarır (Adina credimi). Adina çavuşa dönerek hemen notere başvurmasını söyler. Ona göre Nemorino sarhoştur, ne yaptığını bilmemektedir. Böyle bir adamın sözlerine güvenmeye imkân yoktur. Delikanlı iksir’in yararlı olmadığını sanarak gözyaşları arasında ayrılır.
İKİNCİ PERDE
Birinci Sahne – Adina’nın evinde büyük bir salon. Asker ve köylüler masaya oturmuş keyifle şarkı söylemekte, töreni kutlamaktadırlar. Ortadaki masada ise Adina, çavuş Belcore ve Dulcamara yer almıştır. Belcore’nin katıldığı koro sona erince şarlatan doktor ayağa kalkarak henüz hiç söylenmemiş bir barkarol bestelediğini, parçanın güzel gondolcu Nina ile evlenmek isteyen zengin tüccar Signor Tredenti’nin hikâyesi olduğunu bildirir, sonra Adina’yı kendisiyle beraber bu şarkıyı söylemeye çağırır. Barkarol başlamıştır. Tredenti rolündeki doktor kıza, Nina rolündeki Adina’ya, servetini almasını, kendisiyle evlenmesini söylemekte, kız para için evlenemeyeceğini belirtmektedir (Io son ricco e tu sei bela). Parça bitince Dulcamara noterin geldiğini bildirir. Adina ve Belcore nikâh için yan odaya geçerler. Bu sırada Nemorino gözükür, şarlatan doktora koşarak kendisine bir şişe iksir daha vermesini ister, ancak parası yoktur. Dulcamara yemeğini bitirip giderken ona para bulamazsa iksiri alamayacağını söyler. Odadan Belcore çıkar, başı elleri arasında düşünmekte olan Nemorino’yu görmüştür. Herkese Adina’nın nikâhı akşam kıyılmasını istediğini söyler, sonra delikanlıya nesi olduğunu sorar. Nemorino’nun paraya ihtiyacı vardır. Çavuş ona orduya girmesini, eğer 20 Scudo kazanmak istiyorsa derhal alabileceğini yeter ki anlaşmayı imzalamasını söyler (Venti Scudi! E ben sanati). İkisi arasındaki Düet köylünün anlaşmayı imzalaması ve paraları almasıyla sona erer.
İkinci Sahne – Köy alanı. Gianetta yanında köy kızlarıyla koşarak gelir, onlara Nemorino’nun amcasının öldüğünü, büyük bir servet bıraktığını eğer akılları varsa onunla evlenmeye çalışmalarını bildirir. Delikanlı gözükmüştür. İksiri içmiş, sarhoş olmuştur. Kızların kendisine gösterdikleri aşırı ilginin iksirden geldiğini sanmaktadır. Adina ve Dulcamara görünürler. Kız olup bitenlere hayret etmektedir. Doktor bu işin kendi iksiri den doğduğunu söyler. Adina, delikanlıya aklını başına toplamasını söyler. Fakat Nemorino, Gianetta ve kızların çağrısına uyarak dans etmek üzere uzaklaşır. Adina ve Dulcamara arasında başlayan Düette şarlatan doktor ona Nemorino’nun iksiri satın aldığını, bu iş için gerekli parayı da askere yazılmak yoluyla edindiğini, kendisinin de bu iksirden içerse bütün işlerin iyiye gideceğini, herkesin ayağına kapanacağını söylemekte, Adina ise iksire ihtiyacı olmadığını, Nemorino’ya karşı daima kötü davrandığını belirtmektedir (Quanto amore! Ed io, spieta). İkisi uzaklaşırken Nemorino görünür. Adina kendisini kızlarla dans ederken görmüş, yanaklarından yaşlar süzülmüştür. Biricik sevgilisine İtalyan operaları içinde melodisinin güzelliğiyle seçkinleşen bir arya söylemeye başla (Una furtiva lagrima). Arya bitince Adina gelerek ona neden para için asker olmak istediğini sorar, sonra cebinden delikanlının imzaladığı anlaşmayı çıkararak köydeki bazı kişilerin parayı ödeyip kâğıdı hükümsüz bıraktıklarını, artık serbest olduğunu açıklar. Fakat Nemorino kâğıdı iade eder, asker olmak istediğini söyler. Adina daha fazla dayanamayarak gözyaşlarıyla kendisini sevdiğini bildirir. Her ikisi de coşkun bir kıvanç ve istekle birbirlerine sarılırlar. Adina o sırada gelen Belcore’ye kendisiyle evlenemeyeceğini, Nemorino’yu sevdiğini bildirir. Çavuş bu kararı filozofça karşılar, kendisi gibi yakışıklı bir asker için kız mı yoktur? Dr. Dulcamara girerek Nemorino’nun amcasının öldüğünü, delikanlıya büyük bir servet bıraktığını söyler. Gianetta bu haberi çok önce duyduklarını fakat delikanlıya bildirmediklerini söyler. Dr. Dulcamara’nın arabası hazırdır. Ayrılırken bütün bu mutlu işlerin o inanılmaz etkisi olan iksiri sayesinde gerçekleştiğini savunmaktadır. Sevgililer birbirlerine sarılır, şarlatan doktor uzaklaşırken gençler «Viva il grande Dulcamara» diye bağırmaktadırlar.
iLGiLi HABERLER / YAZILAR