Piyanist müzisyen Gülsin Onay, yeni çıkan Mozart konçertoları albümünde Jörg Faerber yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası ile Mozart’ın KV467 Do majör (No. 21) ve KV466 Re minör (No. 20) piyano konçertolarını seslendiriyor. Zaten Onay klasik müzik adına en çok emek harcayan isimler arasında. Bazen haftada beş konser verdiği bile oluyor, hem de dört ayrı şehirde… Hep farklı konçertolar çalıyor. Çünkü bundan keyif alıyor. Aynıya demir atmaktan sakınıyor. “Bazen Ravel’in Ondine’ini kendim için çalarım. Zamansızdır benim için! Chopin’in küçük eserleri, mazurkalar, valsler, noktürnler beni keyiflendirir. Rachmaninov’un 3. Piyano Konçertosu’nu çok severim, hatta gecenin bir yarısı, onu çalarım” diyor, “hepsinin tadı ayrı. Bazen onlarla yalnız kalmak istiyor insan”. Onay yeni albümünde yer alan eserleri ise “re minörün dramatik ve derin anlatımı kadar, do majörün insanı cennete götüren aydınlık ve neşeli yapısı beni kendine çekiyor. Bir girdap bu ama keyifli ve huzur verici. Zıt karakterlerin uyumu harika. Aslında bu hayatımız için de bir mesaj” diye özetliyor. Bu iki eseri Gülsin Onay ve Bilkent Senfoni Orkestrası enfes bir uyumla yorumluyor.
Onay’a göre Mozart re minörü çok dramatik kullanıyor. Mozart’ın eserlerinde dramatizme pek sık rastlanmasa da Requiem’de var, sanırım bir de bu konçertoda. “Çok fazla dramatik ve derinden hüzünlü bir tonalitedir bu. Klasik dönemin içinde son derece şiirsel romantik bir şarkı anlatımıyla ortaya çıkıyor. Edinilmesi gereken bir tecrübe bu” diyor Onay bu eserler için, “Mozart kısacık bir cümlede her şeyi ifade edebilen bir müzisyen. Hatta insanın bütün günahlarını temizler. Bu adam üç notayla bunu nasıl yapıyor? İşte bunun adı mucize. Mucizeye inanmak için Mozart dinlemek gerekli. Aslında muzip ve şakacı bir müzisyen o. Zekâsı farklı. Tazeliğini hiç kaybetmiyor. Onu keşfedene yeni kapılar açıyor. Mozart olmasa ruhumuz aç kalırdı”. Pek çok müzisyenin Mozart çaldığı zaman hangi ruh halinde olursa olsun başka bir dünyaya açıldığını anlatıyor. Elbette dinlemek ve onu yaşayarak icra etmek çok farklı. Gülsin Onay da onu en iyi yorumlayan isimlerin başında. Zaten uluslararası müzik kariyeri Arjantin’den Japonya’ya uzanan bir coğrafyada beş kıtada 64 ülkeyi kapsıyor. Amsterdam Concertgebouw, Berlin Filarmoni Salonu, Viyana Konzerthaus, Londra Queen Elizabeth Hall ve Wigmore Hall, Paris Salle Gaveau, Washington DC National Gallery of Art ve New York Miller Theater’a kadar hatırı sayılır pek çok salonda onun yorumları dinlendi. Dresden Staatskapelle, İngiliz Kraliyet Filarmoni, İngiliz Oda Orkestrası, Japon Filarmoni, Münih Radyo Senfoni, Saint Petersburg Filarmoni, Tokyo Senfoni, Varşova Filarmoni, Viyana Senfoni gibi dünyanın önde gelen orkestraları ile konserler verdi. Vladimir Ashkenazy, Erich Bergel, Michael Boder, Andrey Boreyko, Jorg Faerber, Jose Serebrier, Vassily Sinaisky, Stanislaw Wislocki ve Lothar Zagrosek gibi usta şeflerle çalıştı. Onay, ayrıca Berlin, Varşova Sonbaharı, Granada, Würzburg Mozart Festivali, Newport, Schleswig-Holstein, İstanbul, Miami gibi dünyanın önemli müzik festivallerinin de değişmez isimlerinden. Onay, Rachmaninov yorumlarıyla da özel. İstisnai bir de Chopin icracısı. 2004 yılından bu yana da Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nin de Sanat Danışmanı. Zaten “Kim demiş klasik müzik dinlenmiyor?” diye. Gülsin Onay, Türkiye’de sanatın gerilediğini düşünmüyor. “Herkes karamsarlık içinde ama piyano satışları, piyano öğrenmek isteyen gençlerin sayısı, yetenekli çocuklar artıyor” diyor, “Yalnızca İstanbul’da değil, Erzurum, Samsun, Van, Malatya’da çok iyi salonlar var. Sanki Berlin’de, Paris’te, New York’ta da herkes Beethoven dinliyor, Goethe okuyor”.
Tüm bunlar bir yana Onay yeni albümünde Mozart’ın KV467 Do majör (No. 21) ve KV466 Re minör (No. 20) piyano konçertolarını ona sadık ama başka bir şekilde yorumluyor ve dinlenmesi keyifli.
Ali Deniz USLU
iLGiLi HABERLER / YAZILAR