27 Aralık 2010

 
‘İstanbul Böyle Dans Etmedi’

“İstanbul Dans Ediyor” sloganıyla 2010 yılının Nisan ayında çağdaş dans dünyasının en önemli isimlerinden Akram Khan ve Sylvie Guillem ile başlayan, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği tarafından hayata geçirilen Dans Platform İstanbul, 16 ve 17 Aralık tarihlerinde Nederlands Dans Theater II’nin Cemal Reşit Rey’deki temsilleriyle sona erdi.

Pina Bausch’un ölümünün birinci yılında tekrar İstanbul sahnesiyle buluşan “Nefes”, çağdaş drama-dansın Türkiye’deki en büyük dans yapımlarından “Barbaros”, Türkiye dans camiasını bir araya getiren “Dans Forumu”, ana festival haftasındaki Temsil ve Eğitim Platformlarıyla İstanbul’u bir yıl boyunca dansla buluşturan Dans Platform İstanbul, dünya bale yıldızları, 12 modern ve çağdaş dans grubunun da dahil olduğu 200 kadar dansçıyı İstanbul sahnesine taşıdı.

Dansın görünürlüğünü arttıran ve İstanbul dans ortamında yeniliklere kapı açan Dans Platform İstanbul’u İstanbul 2010 AKB Ajansı Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmeni ve Platform Yönetmeni Beyhan Murphy ile konuştuk.

Türkiye’de ilk kez 2000 ve 2002 yıllarında Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından Beyhan Murphy’nin yönetmenliğinde “Dans Platform Türkiye” adı altında Ankara’da başlayan Platform’un İstanbul yolculuğu beklenenden uzun sürmüş.

2002’den beri platformu İstanbul’a taşımaya çalışan Murphy, bu isteğini sonunda gerçekleştirebilmenin ve Sylvie Guillem, Akram Khan, Emio Greco, Louise Lecavalier ve Nigel Charnock gibi dünyaca ünlü dansçıları İstanbul’da ağırlayan isim olmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyor.

“Platformda yapmak istediklerimin yüzde 90’ından fazlasını yapabildim. Geriye kalan eksik kısım ise eğitime istediğim ağırlığı verememekten kaynaklandı” diyen Murphy, Eğitim Platformu’nda farklı dans tekniklerinden gelen dansçıların bir arada çalışmasıyla ve Dans Forumu’nda bir araya gelen tanınmış isimlerle bir “iletişim platformu” da gerçekleştirdiklerini söylüyor.

Murphy, dans camiasındaki iletişimin artmasının yanında Dans Platformu’nun “araladığı” kapıları şöyle sıralıyor:

“Bu platform sayesinde dans için önemli kapıları tam olarak açamasak da aralamış olduk. Platform sayesinde bir ‘dans veri tabanı’ oluşturduk diyebiliriz. Hangi dansçı nerede ne yapıyor, bunu öğrenmiş olduk. Ayrıca daha önce birlikte çalışmamış dansçılar ve koreograflar birlikte çalışma fırsatı yakalamış oldu. Dansın materyali insan olduğu için, farklı insanlarla çalışmak oldukça önemli.”

Sibel ÇORBACIOĞLU

iLGiLi HABERLER / YAZILAR