24 Şubat 2010
Bu hafta, 1 Mart’ta Chopin 200 yaşına basacak. Doğduğu, yaşamının yarısını geçirdiği ve kalbinin gömülü olduğu Polonya başta olmak üzere dünyanın her yerinde anılıyor. Varşova ve Zelazowa Wola’da bu hafta sekiz gün boyunca dünyanın en ünlü piyanistleri çalıyor: Daniel Barenboim, Evgeny Kissin, Garrick Ohlsson, Martha Argerich ve Krystian Zimmerman. Geçen hafta 19 Şubat’ta İdil Biret de Krakov’da Kazimerz Kord yönetimindeki Krakov Philharmonic ile Chopin’in 1. piyano konçertosunu çaldı.
Bu kutlamalar çerçevesinde Türkiye’de de her konser salonunda Chopin’in yapıtları yer alacak. Ayrıca ona armağanlar da var: Başta Aydın Büke’nin kaleme aldığı Chopin, “Tuşlara Adanmış Bir Yaşam” adlı Can Yayınları’ndan çıkan biyografi kitabı. Bestecinin içinde yaşadığı dönemi, dönemin önde gelen müzik kişilerini ve Chopin’in bütün bunlardan etkilenişini anlatıyor. Aydın Büke, deneyimli bir araştırmacı olarak, bilgiyi okuruna yalın bir dille aktarmakta ustalık gösteriyor. Hem akıcı bir roman tadında Chopin’in yaşamını merakla okuyorsunuz, hem de müzikbilimsel belgelere ve bilgilere ulaşıyorsunuz. Yine Can Yayınları’ndan çıkan bir başka kitap da Andre Gide’in “Chopin Üzerine Notlar”ı. İdil Biret’in önsözü ve Ömer Bozkurt’un çevirisiyle sunulmuş. Bugünlerde dostlarınıza vereceğiniz en anlamlı armağanlar bu Chopin kitapları ya da İdil Biret’in Chopin’in tüm yapıtlarını seslendirdiği CD külliyatı olmalı.
İstanbul Resitalleri, Kamil Şükun’un öncülüğünde başlatılan bir resital dizisi. 2007’den bu yana özellikle dünya üstünde ün yapmış ya da doruğa tırmanan piyanistlerden bir seçki sunuluyor. Bu resitaller Beşiktaş Belediyesi’ne ait Mustafa Kemal Merkezi’nde yer alıyor. Akustiği iyi olmasa da, piyanosu mükemmel olmasa da Attilâ İlhan Salonu gibi büyük bir salonun Akatlar semtine ve İstanbul’a hizmeti çok önemli. İstanbul Resitalleri’nin bu haftaki konuğu İstanbulluların yakından tanıdığı İsveçli piyanist Peter Jablonski idi. Yumuşacık tuşesi ve zengin anlatımıyla Beethoven, Liszt ve Chopin’in yapıtlarından oluşan romantik bir dağarcık sundu, parlak piyanistliğini kanıtladı. Bu arada bir de sürprizi vardı konserin: Chopin’in 2. Piyano Konçertosu’na ‘Aşkın Ensemble’ eşlik etti. Topluluğun kurucusu Cihat Aşkın bu küçük birimi bir servis orkestrası olarak nitelemişti. Tolga Gülen, büyük orkestra eşliğini bu topluluğa göre uyarlamış. Romantik dönemde benzer uygulamalar yapılırmış. Özellikle Liszt’in bu tür transkripsiyonların ustası olduğunu biliriz. Büyük orkestraların taşınamadığı yerlerde yapıtların daha küçük topluluklara ya da piyanoya uyarlanması gibi. Doğal ki kocaman bir orkestranın etkisini yaratmasa da Aşkın Ensemle sayesinde Chopin’in 2. piyano konçertosunu Jablonski’nin tuşlarından dinlemek olanağını bulduk.
Rus Okulundan Bir Piyanist
Geçen hafta Akbank Sanat salonunda Özgür Ünaldı (1984) adlı piyanistimizin bir resitalini dinledik. Ankara doğumlu ama Konya’da yetişmiş, eğitimini Selçuk Üniversitesi ve Bilkent’te tamamlayan, 2006’da Gülnara Aziz’in sınıfından mezun olup Moskova-Çaykovski Devlet Konservatuvarı’na kabul edilen piyanistimiz. Dr. Nejat F. Eczacıbaşı bursuyla devam ettiği eğitimini bir yıl içinde tamamlayacak ve Prof. İrina Plotnikova’nın sınıfından doktora derecesini alacak. Piyanistik kolaylıklarını değerlendiren sanatçı Rus okulunun yorum tarzını sergilerken özellikle Rachmaninof’un 2. sonatını etkileyici bir anlatımla seslendirdi. Kendi yapıtı olan Tokkata ise rapsodik karakterde, yerel renklere de yer veren, teknik ustalık gerektiren ve yeni müziğin nice özelliğini barındıran bir çalışma. Özgür Ünaldı’yı nice ünlü sahnelerde izlemeyi dileriz.
Cumhuriyet / Allegro / Evin İLYASOĞLU
iLGiLi HABERLER / YAZILAR