90 bin seyirci ile 2002 yılından beri eni iyi sayıya ulaşan ADOB’un bu başarısını, eserlerin birçok kitleye hitap etmesi olarak açıklayan Genel Müdür Erdoğan Davran, sanatçının en önemli besininin alkış olduğunu söyledi.
Türkiye’nin en önemli sanat kurumlarından Ankara Devlet Opera ve Balesi, son dokuz yılın en iyi sezonunu geride bıraktı. Toplam 160 temsilin izleyici ile buluştuğu sezonda, tüm opera ailesi büyük bir özveri ile çalıştı. Sanatçının en önemli besininin alkış olduğunu söyleyen Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Erdoğan Davran, geride bıraktığımız sezonda gösterilerin yüzde 70’inin kapalı gişe oynadığını ifade etti.
Ankara Devlet Opera ve Bale’nin bu başarısını nasıl açıklarsınız?
Bu sezon hem ortaya konan eserler açısından hem de seyirci açısından çok başarılı geçti. Genç seyirci sayısında büyük bir artış oldu. Bunun en büyük nedeni, ortaya çıkan eserlerin tek bir kitleye değil, birçok kitleye hitap etmesi. Yapılan prodüksiyonlar, sanatçı ve teknik açıdan çok büyük ve görkemli. Bu kadar üst düzey çalışmalar olunca insanlar da ilgisiz kalmadı ve kulaktan kulağa eserlerin başarısı yayıldı. Ayrıca yazılı medya da büyük destek oldu.
Bu başarı sizin için epey yorucu olmuştur sanırım
Başarı, sanatçıdan temizlik elemanına kadar tüm ADOB ailesinin çok çalışması ve özverisiyle sağlandı. Temsil sezonu sona erdikten sonra kısa bir tatilin ardından önümüzdeki yılın programı için çalışıyoruz. Sanatçılar performanslarının düşmemesi için uzun tatiller yapmıyor. Onlara maddi anlamda çok destek olamasak da, teknik, prova salonları ve kıyafet gibi konularda daha iyi imkanlar sunmaya çalıştık. Huzurlu bir ortam sağladık. Sanatçı için en önemli besin kaynağı alkıştır. Ne kadar alkış olursa, sanatçı o kadar mutlu olur. Umarım salonlarımızdan alkış hiç eksik olmaz.
Opera ve baleye bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sanat evrensel bir dil ve ülkenin gelişmişliğinin en önemli göstergesi. Sanat dallarında ne kadar başarılı olursak, ülke o kadar gelişmiş sayılıyor. Opera ve bale olduğu sürece diğer plastik sanatlar da var oluyor. Çünkü hepsi bundan besleniyor. Buradaki sanatçıların hepsi akademik eğitim aldı. En basit bir şarkıcı bile şan hocasından şan dersi alıyor. Opera ve bale olmazsa bu ülke çok şey kaybeder. Son yıllarda dizilerde patlama oldu. Diziler insanlar tarafından beğeniliyor. Çünkü tüm oyuncular eğitimli, kostümler iyi, oyunculuk iyi, müzikler iyi. Biz olmasaydık müzik olmazdı. Dolayısıyla opera ve bale doğrudan ya da dolaylı olarak tüm sanat dalları için çok önemli. Burada yapılan gerçek sanat. Bazı oyunlarımız dört yıldır, beş yıldır kapalı gişe oynuyor. Düşünün üç yıl kapalı gişe oynayan bir sinema filmi var mı?
Roma Hamamı’nda Konser Vermek İstiyoruz
Önümüzdeki yıl çok ses getireceğine inandığımız bir oyunun dünya prömiyerini yapacağız. Uzun bir süredir beyaz bale yapmıyorduk, bu sezon yapacağız. Önümüzdeki yılı kurgularken çok zorlandık. Kapalı gişeden dolayı bazı temsilleri tekrar programa koyduk. Tannhauser, Notre Dame, Zorba, Yusuf ile Züleyha, Saraydan Kız Kaçırma yine izleyici ile buluşacak. Bu sezon farklı bir sistem yaptık. Blok repertuar sistemiyle temsiller, iki ya da iki buçuk ay sonra programdan kalkacak. Bu sayede temsiller sanatsal açıdan daha üst düzey olacak. Sonbahar’da açık havada sezona merhaba konseri yapmak istiyoruz. Roma Hamamı’nda konser vermeyi çok arzuluyoruz. İki çocuk oyunumuz var. Ayrıca Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan gelecek çocuklarla birlikte temsil yapacağız.
Haşim KILIÇ
iLGiLi HABERLER / YAZILAR