Yorum Ekleyin   |                                                                                                                                                                                               24 Temmuz 2009
 
Deniz Kokusu, Keman ve ‘fa diez’siz Piyano

Bodrum D Marin Festivali, Fazıl Say ve Patricia Kopatchinskaja’nın ‘Haremde 1001 Gece’yi yorumladıkları konserle başladı.

Dünyanın marinada yapılan tek klasik müzik festivalinin beşincisi Fazıl Say ve Patricia Kopatchinskaja’nın konseriyle başladı. Bodrum’un beyazını ve mavisini buluşturan D-Marin marinada büyük beğeni toplayan bir konser daha izledik.

İbrahim Yazıcı yönetimindeki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın eşlik ettiği konseri izlemeye gelenler erken saatlerde D-Marin’in içinde oluşturulan konser alanını doldurmaya başladı. Aslında bu tür etkinliklere alışık olan Bodrum’un festival başlamadan önce yaşadığı heyecan görülmeye değerdi. Turgutreis’te sabah saatlerinden itibaren sohbetlerin konusu akşamki konserken, kuaförler dolmuştu. Konser için sabırsızlandığı belli olan seyirci, Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan’ın konuşmasını pek uzun buldu. Nitekim, Akhan’ın ardından sahneye çıkan sanat yönetmeni Yücel Canyaran, konuşmasının yüzde 90’ını kısalttığını söyledi.

Konser başladıktan sonra Bodrumluların heyecanına hak vermemek imkansızdı; zira Say ve Kopatchinskaja’da da aynı heyecan ve tutkuyu hissettik. İbrahim Yazıcı her zamanki ‘farklı’ tavrıyla konsere renk kattı. Onlarca yılın ve dünyaca ünlü olmanın profesyonelliğine inat, yaptıkları müzikten aldıkları çocuksu haz her hallerine yansıyordu. Fazıl Say’ın artık alışık olduğumuz mimiklerine sahneye çıplak ayaklı çıkan Kopatchinskaja’nın Janis Joplin vari kendinden geçmeleri eklenince konserin keyfi bir hayli arttı. Fazıl Say’ın Keman konçertosu Harem’de 1001 Gece, Felix Mendelsohn-Bartholdy Keman Konçertosu, George Gershwin’in Mavi Rapsodi’si seyirciyi büyüledi.

Yolcuların kesiştiği ve Yunanistan’daki Kos adasına elini uzatsan dokunacak kadar yakın olduğu marinada sınırların kalkabileceğine inanıyor insan. Suni Doğu ve Batı ayrımını müziğiyle ezen ve bu ikiliyi birbirinin içine geçiren Fazıl Say’ın ‘Harem’de 1001 Gece’sini dinlerken genç perküsyoncu Aykut Köselerli’nin çaldığı bendir izleyenlere tam da bu hissi yaşattı.

Say ve Kopatchinskaja’nın birkaç gün önce rock efsanesi Deep Purple’ın Kuruçeşme Arena’da yorumladığı ‘Üsküdara Gideriken’ ve Mozart’ın ‘Türk Marşı’ da seyirciden büyük alkış aldı.

Ancak konserin unutulmazı olmaya aday olay Fazıl Say’ın bütün konseri piyanosunun fa diez tuşu eksik olduğu halde tamamlamasıydı. İbrahim Yazıcı’nın konser sonunda Say’ın ‘fa diez’ tuşunun konserden önce ‘fırladığını’ söylemesi herkesi çok şaşırttı.

Açılışını yaklaşık 4 bin 500 kişinin izlediği festival bu akşam ‘İzmir Barok’un Handel, Veracini ve Boismortier yorumuyla D-Marin’de devam edecek.

Radikal Kültür – Sanat

iLGiLi HABERLER / YAZILAR