03 Ekim 2010

 
‘AKM’nin Durumu Trajikomik’

«03 Ekim 2010»

Devlet Opera ve Balesi bugün Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek bir konserle AKM’siz üçüncü sezonunu açıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Genel Müdürü ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, “Biz AKM içerisindeyken bu tartışmalar yapılsa, bu trajikomik durum ortaya çıkmazdı” diyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin yeni sezonu bugün Aya İrini Müzesi’nde düzenlenecek ‘sezon açılış konseriyle’ başlıyor. Bu yıl AKM olmadan üçüncü sezonunu geçirecek İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Genel Müdürü ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, en çok mekan sıkıntısı çektiklerini, turnelere çıkarak bu açığı kapatmak istediklerini söylüyor. Devlet Opera ve Balesi ayrıca Beşiktaş Belediyesi’nin Fulya’da açtığı kültür merkezinde sahne alarak Avrupa Yakası’ndaki varlığını sürdürmeyi hedefliyor. Arıkan’la yeni sezon öncesinde konuşma fırsatı bulduk.

Kapalı Gişe Oyunlara Devam

“Bildiğiniz gibi yine Atatürk Kültür Merkezi olmadan yeni bir sezona başlıyoruz. Bu sezonda, geçmiş sezonlarda repertuvarımıza aldığımız ama İstanbul’un opera ve bale severlerine ulaşmamış oyunlara devam edeceğiz. Don Pasquale, La Traviata, Figaro’nun Düğünü, Şen Dul opereti, Hoffman’ın Masalları, Don Quixote, Concerto Barocco ve Creatures gibi baleler ile çocuk oyunları tekrarlanacak. Çünkü kapalı gişe oynuyorlar. Bunların dışında da G. Rossini’nin bir başyapıtı olan Sevil Berberi, Mançalı Adam müzikali repertuvara girecek. Sezonun sonuna doğru da Türkiye’de ilk kez temsil edilecek bir korku operası olan The Turn of the Screw’u sahneleyeceğiz. Tacize uğrayan bir çocuğu anlatan bu eser konusu itibariyle operanın ne kadar güncel olabileceğini gösteriyor. Yeni sezonda opera ve bale günlerine de devam edeceğiz. Leyla Gencer’i anacağız. Turnelere çıkacağız. Bu sezon için yeni bir fiyat politikamız var ama bu çok da önemli değil. Yeni fiyat politikasındaki amacımız talebi, maliyeti yüksek olan eserlerin farklı kılınmasıydı. Bu ekonomik bir karar ve tabii ki artan gelirler de prodüksiyonlara yansıyacak.”

Yeni Sahnelere Çıkacağız

“Beşiktaş Belediyesi’nin Fulya’da açtığı kültür merkezinde etkinlikler düzenlemek istiyoruz. Bunun amacı Avrupa Yakası’ndaki varlığımızı sürdürebilmek. Bursa’da büyük bir sahne açıldı oraya gitmek istiyoruz. Trakya’ya turnelerimiz olacak. Amacımız AKM olmamasına rağmen sanatseverlere opera ve bale sunabilmek. Bu yıl ayrıca Eskişehir’de Ulusal Opera Günleri düzenlenecek. Etkinlikte Türk bestecilerin eserleri seslendirilecek. Ama biz İstanbul Devlet Opera ve Balesi olarak katılamayacağız çünkü AKM’siz olmanın bir sonucu olarak elimizde o ölçekte sahneleyeceğimiz bir Türk eseri yok. Bir de sezon sonunda gerçekleştirmeyi düşündüğümüz Sirkeci ve Haydarpaşa garları projemiz var. Bu garlarda çok güzel imkânlar var. Oralarda da etkinlikler yapmak istiyoruz.”

Keşke AKM Tescilli Olmasaydı

“Bu AKM’siz üçüncü sezonumuz. Bizim AKM’den ayrılma sebebimiz 2010 Kültür Başkenti’ne yaraşır bir AKM’ye kavuşabilmek içindi. Keşke biz içerisindeyken bu tartışmalar yapılsaydı da ortaya bu trajikomik durum çıkmasaydı. 2010′da daha iyi bir AKM olsun diye yola çıktık ama 2010′u AKM’siz geçirdik. Opera ve bale her sahnede yapılabilecek sanat formları değildir. AKM bizim ihtiyaçlarımıza karşılık veriyordu. Orkestra çukuru olan sahneler var ama bu yetmiyor. Çünkü ebadı da çok önemli. Ayrıca opera ve bale sofita dediğimiz dekorların çok hızlı bir şekilde kaldırılmasını sağlayan çatı sistemine ihtiyaç duyar. Sofitası olan sahnelerimiz yok denecek kadar az. Bu da büyük bir sıkıntı veriyor tahmin edersiniz ki. Birinci derece korunması gereken bir varlık olarak tescillenmiş bir bina AKM. Yani Topkapı Sarayı’ndan, Ayasofya Müzesi’nden farksız bir statüde. Bu durum koro salonuna pencere bile açtırmayan, yasaklayıcı, korumacı bir anlayışın ortaya çıkmasına yol açtı. Keşke o tescil ortadan kaldırılsaydı. O zaman mahkeme bu kararları alamayacaktı.”

Fırat KARADENİZ

iLGiLi HABERLER / YAZILAR