|
Anasayfa > Arsiv: Eylül 2009
“Hattuşa Orkestrası” ODTÜ’de
İstanbul İtalyan Kültür Merkezi, ODTÜ, Devlet Tiyatroları, Opera ve Bale Çalışanları Vakfı’nın (TOBAV) ana ortaklıklarında hazırlanan ve Avrupa Birliği tarafından fonlanan ”KaleidoscopEurope” projesi kapsamında gerçekleştirilen ”Hattuşa” etkinliği...(DEVAMINI OKU)
Klasik Dönem / Romantik Dönem Geçiş Bestecileri
LUDWIG von BEETHOVEN
12. TÜRKSOY Opera Günleri’nin İlk Konseri Mersin’de Sahnelendi
24 Eylül 2009’da Mersin Kültür Merkezii Opera Salonunda yoğun bir katılımla gerçekleşen konser, sanatsever Mersinliler tarafından beğeniyle izlendi.
Carmina Burana 250 Kişilik Ekiple Sahnelenecek
İzmir Devlet Opera ve Balesi (İzDOB), 2009-2010 sezonunu Carl Orff’un Carmina Burana balesiyle açacak. İzmir’de ilk defa sahnelenecek olan bale, 26 Eylül 2009 Cumartesi saat 20.00′de başlayacak. Gösteri, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde, İzmir Büyükşehir Belediyesi...(DEVAMINI OKU)
Leyla Gencer’de Çocuk Sesleri
Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü tarafından kurulan çocuk ve gençlik korusu, genç yetenekleri bekliyor. Kurslar için ön kayıtlar ekim ayına kadar sürecek. Yetenek sınavları 3-4 Ekim tarihlerinde yapılacak.
Klasik Müzikte Dönemler – Romantik Dönem (1820–1900)
Romantizm dönem olarak, 19.yüzyılın başlarından 20.yüzyılın başlarına kadar geçen süreyi kapsar. Genel anlamıyla sanattaki romantizm akımının birçok teması müzikte de yerini almıştır.
Klasik Dönem Bestecileri
FRANZ JOSEPH HAYDN
Klasik Müzikte Dönemler – Klasik Dönem (1750–1820)
Edebiyatta olduğu gibi müzikte de “klasik” teriminin kullanılışı 1800 lü yıllara rastgelir. 1700′lerin ortaları ile 1800′ler klasik müzik için çok önemli bir çağdır ve “Aydınlanma Çağı” olarak anılır.
İstanbul’da Bach, Ankara’da Hattuşa
8. Bach Günleri önemli Bach yorumcularını ağırlarken ‘Hattuşa’ adlı çok boyutlu sahne yapıtında özgün çalgılar kullanılacak
Filarmoni Orkestrası 15 Ekim’de Sezonu Açıyor
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, 2009-2010 sezonuna 15 Ekimde başlayacak. |
19 Mayıs Coşkusunu Kaçırmayın…19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı herkes kendi “meşrebine” göre kutlayacak. Dört yıldır, bayrama Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ’un girişimiyle katılan bir “senfonik müzik” ögesi bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın ve CSO yönetiminin katkısıyla, her 19 Mayıs akşamı, gençliğe ve halka bir konser Atatürk Spor Salonu’nda düzenleniyor. Herkes davetli... CSO’yu bu kez Emin Güven Yaşlıçam yönetiyor. Ankara Operası solistleri sopranolar Feryal Türkoğlu, Selva Erdener ve tenor Murat Karahan film müziklerinden aryalara renkli bir izlence seslendirecekler. Bu bayramı ruhunda duyumsayanlar için coşkulu bu konsere gidemeyenler, televizyonlarının başında TRT Haber’den naklen yayını izleyebilirler. Gitarseverler de Bilkent’te maç akşamı olmasına karşın salonu doldurup, ...
Cemal Reşid Rey EfsanesiTürk Beşleri'ne duyduğum sevgiyi, saygıyı sanırım bilmeyen okurum yoktur. Cemal Reşid Rey’in Anısına albümüne kavuşunca, haftaya bir müzik şöleniyle başladım, daha da bitiremedim. Albümde iki CD, bir DVD ve 62 sayfalık kitap var. CD’ler “1956’dan günümüze arşiv kayıtları” adını taşıyor. Besteci olarak yaşamı boyunca 8 opera, 13 operet ve revü, 7 sahne eseri, 15 senfonik eser, 10 konçerto, 7 orkestralı şan eseri, 7 oda müziği, 14 piyano solo, 4 koro, 13 piyano ve şan eser, 6 marş yapıt ortaya koymuş. Albümü aldığınızda, bence, önce DVD’nizi koyun ve onu seyredin. Besteci, yaşamını, müziğe başlangıç yıllarını, müziğindeki değişimleri, çeşitlenmeleri anlatıyor. DVD’yi kim yapmış diye sorsam, çoğunuz mutlaka bu soruyu ...
Karadeniz’in Özü, Sesi, Nefesi…Ankara, Rusya’nın önemli orkestralarından birini, 29. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nin son konserlerinde konuk ediyor. 80. kuruluş yıldönümünde St. Petersburg (Leningrad) Akademik Senfoni Orkestrası, 27 Nisan’da Sovyet “Halk’ın Sanatçısı” unvanı ve Rusya Devlet Ödülü sahibi Prof. Alexander Dmitriev (d.1935) yönetiminde, yükselen değerlerden piyanist Miroslav Kultyshev’e (d.1985), Rahmaninov 3. Konçertoda eşlik edecek, Glinka’nın ünlü Ruslan ve Ludmilla Uvertürü ile Çaykovski’nin “Kader” başlıklı 4. Senfonisini seslendirecek. Kapanış konseri ise 28 Nisan’da. St.Petersburg Akademik Senfoni Orkestrası’nı bu kez şef Erol Erdinç (d.1945) yönetecek. Orkestra hiç yabancılık çekmeyecek çünkü Erdinç 1996 yılından bu yana çalıştığı orkestrayla günümüze kadar 13 konser, 2 turne, 8 CD ve ...
Cebeci’nin Gülleri Beşevler’de Fışkırıyor…Ankara Devlet Konservatuvarı, ülkedeki tüm müzik eğitim kurumlarının “anası” sayılabilir. Bu ocaktan yetişenler, günümüzde orkestraların belkemikleri, eğitim kurumlarının seçkin öğretmenleridir. 12 Eylül 1980 sonrası ülke yeniden yapılandırılırken, ADK da, sonradan kurulmuş diğerleri gibi üniversiteye bağlandı, günümüzde “Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı” olarak hizmet veriyor. Bir duraksama dönemi yaşayan, üniversiteyle uyuşum sağlayamayan konservatuvar, son yıllarda kendini toparlamaya başladı. İki yıl üst üste düzenlenen Chopin ve Liszt uluslararası sempozyumlarının ardından, bu yıl 1.Ulusal Piyano Yarışması geldi. Cebeci’de dikilmiş güller nihayet Beşevler’de fışkırıyordu... Titizlikle ayrıntılandırılmış, hayli yüklü bir izlencesi bulunan yarışma için çeşitli ülkelerde eğitimlerini sürdüren genç piyanistlerden 25 başvuru geldi. Sayı önce 23’e, ardından 13’e düştü. ...
‘Ses’: Sızımız Çiçek Oldu…Hep arkadaş çocukları, Eren Aysan, Zeynep Altıok Akatlı, Fazıl Say... Geçen pazartesi, Türk Tabipleri Birliği Behçet Aysan Şiir Ödülü töreninde buluştular. Fazıl sahnede, Eren’le Zeynep, konuklar için koşuşturmacadaydı. Bizim kuşağın duyarlı ozanı Behçet Aysan’ı, Ahmet’in (Say) evinde tanımıştım. Fazıl’ın her Ankara’ya gelişinde Ahmet bizleri toplardı, Koral Çalgan’ın da kulakları çınlasın... Bir yitiği yakından tanıyorsanız, yürek bir başka sızlar. Sivas yitikleri içinde yüreğim bir başka sızlamıştı Behçet için... Törende ise Eren’i tüm canlılığıyla görüp, Fazıl’ın “oda operası” olarak da nitelendirebileceğimiz “SES”ini dinleyince o sızılı yürekde bu kez çiçekler açtı. Fazıl önce Tülay Günal’ın seslendirdiği üç Behçet Aysan şiirine doğaçlamadan ses verdi. Ardından Behçet ...
Müzikallerin Şahı: War HorseGeçen haftadan sözüm var: Londra sahnelerine geri dönüyorum: Dünyanın her yerinde “ekonomik kriz” kavramının, sözünün, varsayımının daha ilk ipucu hissedildiğinde ilk kesinti kültür ve sanat yaşamından yapılır. Sanat alanları içinde de ilk tırpanlanacak olan ise tiyatrodur. (Bunun nedenini tiyatronun öneminin ve etkisinin kelle sayısıyla ya da gişe geliriyle orantılı olmamasına bağlayabiliriz. Ama bu başka bir konu…) Bu genellemeye uymayan yeryüzündeki belki de tek kent Londra. Londra’da her akşam perde açan 80 kadar büyük tiyatro, kente en büyük turizm gelirini sağlıyor. Otel ve restoranların sağladığının neredeyse iki katını… Özellikle müzikalleri izlemek için Londra’ya akın var. Bu müzikalleri İngiltere, astronomik telif hakkı karşılığı başka ...
ANKARA ANTALYA BURSA ÇUKUROVA ESKİŞEHİR İSTANBUL BALE OPERA KLASİK MÜZİK |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
