Tristan und Isolde

Tristan und Isolde

Richard WAGNER (1813 – 1883)

İlk oynanış; 10 Haziran 1865, Münih

Başlıca Kişiler;
Genç bir denizci (Tenor)
Isolde, İrlandalı bir prenses (Soprano)
Brangaene, nedimesi (Mezzosoprano)
Tristan, bir Cornwall şövalyesi (Tenor)
Kurvenal (Bariton)
Melot, Kral Marke’nin adamı (Tenor)
Kral Marke, Cornwall Kralı (Bas)
Çoban (Tenor)

Konunun geçtiği çağ ve yer; Ortaçağ. Tristan’ın gemisi, Cornwall ve Bratagne’da Tristan’ın şatosu.

Almanya’dan bazı siyasi sebeplerle ikince defa ayrılan Wagner 1857 yılında İsviçre’de Zürich civarında dostu Wesendonck’u evinde sakin ve rahat bir yuva bulmuştu. Burada kaldığı bir yıl içinde sanatçının arkadaşının karısı Mathilde Wesendonck’la bir aşk hayatı yaşadığı ölümünden sonra meydana çıkmıştır. Tristan und Isolde gibi eşsiz bir aşk dramının yazılmaya başlanış tarihinin de aynı yıllara rastlamış olması ilgi çekicidir. Bu gerçek Wagner’in eseri bu aşktan esinli olarak yazmış olduğu tezini kuvvetlendirmiştir. Yine bu sıralarda hayranı olduğu filozoflardan Schopenhauer’in «pesimizm»i ve Feuerbach’ın «optimizmi» şair müzikçinin ilhamını kamçılamış, Ortaçağ şairi Gottfried von Strassburg’un eserini bestelemeye sevk etmiştir. Eserin ilk temsilini çağın ünlü müzikçilerinden Hans von Bülow yönetmiştir. «Beni en iyi anlayan müziğin beş çizgi üzerine serpiştirilmiş işaretlerden doğduğunu fark etmeyen kimselerdir» diyen Wagner bu eski Ortaçağ hikayesini anlatan şiirini belki en duygulu en içli melodilerle sarmış,, yüzyılların belki en üstün aşk şarkısı doğmuştur. Tristan und Isolde’nin opera çevrelerindeki yankısı ve etkisi daima çok yaygın olmuştur.

Dramın «iksir» ve «istek» gibi başlıca motifleriyle örülmüş olan prelüdü bestecinin en güzel sayfaları arasındadır.

BİRİNCİ PERDE

İrlanda sahillerinde ilerleyen bir Viking gemisinin güvertesi.

Isolde’nin otağı güvertenin büyük bir kısmını kaplamakta, uzaktan bir denizcinin sevgilisine özleyişini belirten şarkısı duyulmaktadır. Isolde solgun ve kötümserdir. Güzel kız Cornwall Kralı Marke’ye gelin gitmekte, içindeki garip bir duygunun etkisiyle bunu hiç de istememektedir. Brangaene’ye daha kaç günlük yolları kaldığını sorar. Kısa bir süre sonra ulaşacaklardır. Isolde oraya gitmektense bir fırtınanın çıkıp gemiyi parçalamasını tercih etmekte, ölümün onun için daha iyi olacağını söylemektedir. Perde aralandığı zaman etrafında gemicilerle Tristan görünür. Kral Marke’nin yeğeni olan delikanlı seyahati boyunca genç kıza eşlik etmiştir. Isolde kahramanı evvelden tanımakta ve ona karşı büyük bir kin beslemektedir. Tristan kızın eski nişanlısı Morold’u öldürmüş, kendisi de ağır yaralanmıştır. Isolde her şeye rağmen delikanlının yaralarına bakmış, iyileşmesi için çalışmıştır. Şimdi kaderin garip bir cilvesi olarak yine onunla beraberdir, üstelik kininin yavaş yavaş aşka döndüğünü hissetmektedir. Nedimesini delikanlıya göndererek çağırtır. Brangaene güvertede, Kurvenal’ın yanında denizi seyretmekte olan Tristan’a hanımının isteğini bildirir. Delikanlı geminin yaklaştığını söylerken Kurvenal efendisinin bir kadının emriyle iş görecek adam olmadığını, Morold’un, haksız yere vergi toplamaya gelen bu İrlandalı kişizadenin başını kesip yurduna gönderdiğini anlatır. Brangaene otağa dönerek durumu bildirir. Isolde kin ve aşk arasında bocalayarak nedimesine annesin kendisine verdiği «Ölüm içkisi»ni hazırlamasını emreder. Hem kendi içecek hem de Tristan’a içirecektir. Bergaene dehşet içinde kalmıştır. Hanımının emrini dinler, içkiyi kaba koyar. Bu sırada Kurvenal girerek kıyıya yaklaştıklarını, hazırlanmaları gerektiğini söyler. Isolde, Tristan’ı göndermesini emreder, ona yol arkadaşlığı için teşekkür edecektir. Delikanlı kısa bir süre otağın kapısındadır, kıza ne istediğini sorar (Begehrt, Herrin, was ihr wünscht?). Isolde ona şövalyelik ilkelerine göre eski düşmanlıklarını unutmalarını, dostlukları için içmelerini teklif etmektedir. Dışardan gemicilerin sesleri yankılanmaktadır, kıyı görünmüştür. Kız kabı delikanlıya uzatarak içmesini ister, sonra kendisi de kalanı bitirir. İki sevgili rüyaya benzeyen bir sahnede birleşirler. Kadın ebedi aşkını anlatmakta, delikanlı Kral Marke’nin eşliğini nasıl kabul ettiğini sorarak sitem etmektedir. İki sevgili derin bakışlarla birbirlerini süzerek ölümü beklemektedirler. Timpaninin karanlık tremolaları eşliğinde orkestradan «istek» motifi yükselir, sevgililerin gözleri «ölüm» veya «aşk»la parlamaktadır. Tristan; «Ah! Isolde’m!» diyerek ilerler, dudakları coşkun bir ihtirasla birleşir. Dünyayı unutmuşlardır. Gemicilerin ve kıyıdaki askerlerin haykırışıyla kendilerine gelirler; «Yaşasın Kral Marke» Gemi Cornwall’e gelmiştir. İçeri Brangaene girer, Isolde ona verdiği zehrin etki yapmadığını söyleyerek sebebini sorar. Nedime gerçeği açılar; o gençlere zehir değil aşk iksiri vermiştir.

İKİNCİ PERDE

Cornwall sarayında Isolde’ye ait pavyonun önü.

Mehtaplı bi yaz gecesidir. Uzaktan av borularının sesi gelmektedir. Kral Marke şövalye Melot ile gece avına hazırlanmaktadır. Korno sesleri uzaklaşır. Isolde sevgilisini, Tristan’ı beklemektedir. Kemanların yumuşak sesleri, aşkla dolu yaz gecesinin büyüleyici havasını doldurmaktadır. Brangaene nöbet kulesine doğru ilerler, delikanlı gözükmüştür. Tristan ve Isolde birbirlerine kavuşmuştur. Önce ikisi de susa, sonra yavaşça başlayan ve gittikçe coşan şarkılarıyla duygularını anlatırlar (O sink herneider, Nacht der Liebe). Uzaktan Brangaene’nin sesi duyulmaktadır, Tristan ve Isolde başladıkları gibi yine yavaşça rüyalarından uyanırlar. Yakıcı, mest edici, acılı düetleri sona ermiştir. Kenardan bir anda Kurvenal’ın sesi yükselir; «Kendini koru Tristan!» Kral Marke dönmüş ve iki sadakatsiz insanın önünde durmuştur; karısı ve yeğeni. Isolde’yi gizli ve derin bir şakla seven Melot kılıcını çekmiş, Tristan’a saldırmaya hazırlanmıştır. Tristan soruları cevapsız bırakarak Isolde’ye döner, düetteki temalar bir daha duyulur. Kral Marke acı bir konuşmayla üzüntüsünü anlatır. Bu ihanetin derin tepkileri sesinde yansımaktadır (Der öde Tag, zum letzten Mal). Delikanlı mırıldanarak konuşur; ölümü seçmiştir. Sevgilisini alnından öper, sonra eski dostu Melot’ya doğru yürür, silahını atar, kendisini artı düşmanı olan şövalyenin kılıcına terk eder.

ÜÇÜNCÜ PERDE

Wagner bu perdede orkestrada büyük bir ustalıkla kullanmış, gamlı Tristan’ın maddi ve manevi acılarını onunla belirtmiştir. Prelüdden sonra kahraman Bretagne’daki Kareol şatosunda ağır yaralı olarak görülür. Kendisine emektar Kurvenal bakmaktadır. Tristan’ın sadık adamı Isolde’ye gelmesi için haber göndermiş, bir çobana eğer gemi yaklaşırsa kavalıyla işaret vermesini tembih etmiştir. Kurvenal odaya girer. Tristan henüz yaşamaktadır. Ona bu gücü veren şeyin iksirden doğan müthiş bir istek olduğuna şüphe yoktur. Orkestra sanki o ana kadar geçenleri tekrarlamakta, Tristan geminin hayaliyle sayıklamaktadır; «Kurvenal gelen gemiyi görmüyor musun?» Kurvenal acıyla cevap verir; «Hayır, daha görünürlerde yok» Delikanlı halsiz tekrar dalar, sonra uyanarak içtiği iksire lanet eder. Bütün sayıklamaları gemi ve Isolde üzerinedir. Bir an çobanın hüzünlü melodiler duyulan kavalından kıvançlı sesler yükselmeye başlar, gemi gelmiştir. Tristan Kurvenal’i kıyıya yollar sonra sürünerek kapıya gider, yarasındaki sargıları çözer. Isolde’nin sesi duyulur. Kız acıyla inleyen sevgilisine sarılırken Tristan son nefesini verir. İkinci bir gemi de Kral Marke’yi getirmiştir. Tristan’ın ölümüyle hırsından deliye dönen Kurvenal şövalye Melot’ya kılıcını saplar. Isolde Kralın gemisiyle gelen Brangaene’nin anlattıklarını işitmez bile. Brangaene Krala hikâyeyi anlatmış ve aşk iksirini iki gence kendisinin verdiğini itiraf etmiştir. Kral Marke her ikisini de affetmiş, onları birleştirmek üzere gelmiştir. Fakat onların aşkı iksirin değil kaderin sonucudur. İçeri Kral Marke girer, her taraf ölülerle doludur (Todt denn alles, todt). Isolde rüyada gibidir. «Onun tebessümü gibi yumuşak ve tatlı» sözleriyle başlayan aryası gittikçe yükselerek devam eder (Mild und leise wie er lacchelt) (Liebestod). Geçmişi ve geleceği sayıklamaktadır. Isolde gittikçe yavaşlayan aryasıyla ağır ağır yere, sevgilisinin yanına düşerken ruhu onunkine doğru yükselir. Kral Marke iki bahtsız insanı takdis ederken perde ağır ağır iner.

FacebookTwitterGoogle GmailYahoo Mail

İlgili Haber / Yazı