Tannhaeuser

Tannhaeuser

Richard WAGNER (1813 – 1883)

İlk oynanış; 19 Ekim 1845, Dresden

Başlıca Kişiler;
Heinrich Tannhaeuser, şarkıcı şövalye (Tenor)
Venüs, Aşk tanrıçası (Soprano)
Hermann, Thüringen derebeyi (Bas)
Wolfram von Eschenbach, şarkıcı şövalye (Bariton)
Walther von der Vogelveide, şarkıcı şövalye (Tenor)
Biterolf, şarkıcı şövalye (Bas)
Heinrich der Schreiber, şarkıcı şövalye (Tenor)
Reinmar von Zweter, şarkıcı şövalye (Bas)
Elisabeth, derebeyinin yeğeni (Soprano)
Genç bir çoban (Soprano)
Dört kişizade genç (2 Soprano / 2 Kontralto

Konunun geçtiği çağ ve yer; 13. yüzyılda Almanya’da Eisenach çevresi

Wagner, Tannhaeuser’i gençliğinin en heyecanlı çağlarında bestelemiştir. Üzerinde yıllarca çalıştığı dram Dresden’de orkestra yöneticisi olarak bulunduğu sırada tamamlanmıştır. Opera bestelenirken Wagner’i nasıl uzun süre uğraştırmışsa ilk temsilden sonra da bir hayli düzeltmelere uğramış, besteci eserin 1861’de Paris’de uğradığı başarısızlık üzerine bu şehir için de değişimler yapmış, ünlü «Bacchanal – Aşk töreni müziği»ni katmıştır. Eser bestecinin eski Alman efsane ve geleneklerini tekrar sunma amacını güden büyük projesinin ilk meyvesidir. Fikri, Warthburg’daki eski şarkıcılar yarışmasına ait bir eserden aldığı zannedilmektedir. Tannhaeuser’le sanatçının müzikli sahne eserine getirdiği devrimlerin, yeniliklerin belirdiği görülür. Bu opera onun tüm sanat kollarını birleştiren «Toplu Sanat Eseri»nin ilk tipik örneği «Müzikli Dram»ın ilk belli başlı anıtıdır.

Tannhaeuser operası konusunu Thüringen bölgesinin kaynağı ortaçağa dayanan bir efsanesinden almış, Wagner’in zengin hayal gücüyle işlenmiştir. Ortaçağda Alman sanat hayatının başlıca temsilcileri sayılan «Meistersinger» veya «Minnesaenger» denilen gezginci şarkıcılar yine onlar gibi şarkı besteleyen ve bunları en anlamlı, en tatlı bir üslupla söyleyebilen şarkıcı şövalyeler Nürnberg’de ve Thüringen’deki Warthburg şatosunda yarışırlardı. Daha sonraları «Nürnbergli Usta Şarkıcılar» operasıyla bu yarışmaları tekrar sahneye getiren Wagner, «Tannhaeuser»de özellikle Warthburg’u işlemiştir. Besteci bu eserine ana fikir olarak iki karşıt ucu; iyilik ve kötülüğü almış, mistik bir anlatımla dokumuştur.

Uvertür eserin başlıca müzik fikirlerini sınar. Bunlar arasında hatırlatıcı «Leitmotive»ler, «Hacılar Korosu», «Venüs Dağı» motifleri, «Tannhaeuser’in Aşk Şarkısı» ustaca işlenmiş orkestra renkleriyle gözükür kaybolur.

BİRİNCİ PERDE

Birinci Sahne – Thüringen’de Horselberg veya Venüsberg diye bilinen dağda Aşk Tanrıçasının yaşadığı muhteşem mağara. Mitolojideki türlü güzel perilerden bir kısmı geride havuzda yüzmekte, bir kısmı ön planda şehvetli danslarla ünlü «Bacchanal»a katılmaktadır. Arkada Tanrıça Venüs bir divana uzanmış onları seyretmektedir. İki yanında Mitolojinin «Üç zarif kızı» durmakta, bir yıl bir günden beri Venüs’ün güçlü büyüsüyle kendisine bağladığı yakışıklı şövalye Tannhaeuser başı Tanrıçanın dizinde uyumaktadır. Dans durur, her şey susar, yalnız bir grup perinin tatlı şarkısı duyulur. Müzik sakin akorlara bürünürken aşk töreni sona erer, sahnede yalnız Venüs ve sevgilisi kalırlar. Şövalye uyanarak gördüğü rüyadan söz eder; tekrar yeryüzüne dönmüş, özlediği ülkelere ve bağımsızlığına kavuşmuştur. Duygu ve isteğini Venüs’e övgüyle başlayan bir şarkıda belirtir; artı gitmeyi düşünmektedir (Dir töne Lob!). Venüs delikanlının başını elleri arasına alarak bu amacından vazgeçmesini, onu çok sevdiğini açıklar (Geliebter komm). Şövalyenin kararı kesindir. Orada daha çok kalırsa Hıristiyan azizleri onu affetmeyecek, Meryem Ana’ya karşı en büyü günahı işleyecektir. Venüs bu sözlerden dehşete düşer, ona gitmesini fakat aradığı mutluluğu hiçbir yerde bulamayacağını haykırır. Sahne kararır.

İkinci Sahne – Güneş doğmakta, Tannhaeuser Warthburg şatosu dibindeki kayalıklarda durmaktadır. Bu adeta yeni bir dünyanın doğuşudur. Biraz öteden koyunların çıngırak seslerini duyar. Küçük bir çoban yaklaşmakta, bahar Tanrıçası Holda’ya artık geldiği için şükranlarını sunmaktadır (Frau Holda kam aus dem Berg). Venüs Dağı mağarası yerine taze bahar kokan ormanlar uzanmakta, peri şarkıları yerine çoban türküleri yankılanmaktadır. Uzaktan Roma’ya giden hacıların korosu duyulur. Tannhaeuser diz çökerek dua eder. Av boruları yaklaşmaktadır. Kısa bir süre sonra derebeyi Hermann yanında şarkıcı şövalyelerden bir grupla sahneye girer. Hepsi Tannhaeuser’i görünce şaşırmışlardır. Ona nerelere gittiğini sorarlar, şövalye acılı bir tavırla uzak ülkeleri gezip geldiğini söyler. Eski arkadaşı Wolfram, Elisabeth’in çok üzgün olduğunu, Tannhaeuser’in yokluğunda bir defa bile Warthburg’daki yarışmalara gelmediğini açıklar (Als du im Kühnem Sange). Delikanlı Elisabeth’in bu davranışından çok etkilenmiştir. Kıvançla eski arkadaşlarına katılır (Ha, jetzt erkenne ich sie wieder). Warthburg’a gelecek, ilk yarışmaya da katılacaktır. Ruhu gittikçe huzura ulaşmakta, saf ve temiz aşkına kavuşmaktadır. Koro şövalyenin dönüşünü kutlarken perde iner.

İKİNCİ PERDE

Warthburg şatosunun salonunda şarkıcılar yarışması başlamak üzeredir. Salona önce Elisabeth girer, herkesi selamlar ve sevgilisinin dönüşünden duyduğu kıvancı belirtir (Dich theure Halle). Genç kız Tannhaeuser döndükten sonra şarkıcılar yarışmasına ilk defa gelmektedir. Tannhaeuser, Wolfram ile girer, eski sevgilisiyle bir düette birleşir. Kız sevdiğine nereye gittiğini sormakta, delikanlı ruhunun bir mucizeyle Tanrısal değişime uğradığını söylemektedir (Gepriesen sei die Stunde). Tannhaeuser ve Wolfram uzaklaşırken Derebeyi Hermann girer, Elisabeth’e yarışmanın Kraliçesi olduğunu, bütün kişizadelerin katılacağı bu yarışmada kazananla evleneceğini bildirir. Misafirler muhteşem koroyla girerek Derebeyini selamlamaya koyulmuşlardır. Ünlü Tannhaeuser Marşı yankılanmakta, herkes yerini almaktadır. Hermann kalkarak yarışmanın konusunu bildirir. Aşkın değeri konusunda kim en güze şarkıyı söylerse o kazanacak, armağan olarak Elisabeth’le evlenecektir. Wolfram’ın şarkısı başlar (Blick’ ich umher). Sıra Tannhaeuser’dedir, Wolfram ve yaşlı şövalye Biterolf’u bozguna uğratmak ister, sonra geçirdiği ruh buhranlarının etkisiyle çılgınca bir cesarete kapılarak Aşk Tanrıçası Venüs’ü öven bir şarkıya başlar (Dir Göttin der Liebe). Kadınlar kaçışırlar, şövalyeler kılıçlarını çekerek delikanlıyı öldürmek isterler, yaptıkları üç saldırı Elisabeth’in üç çığlığıyla kırılır (Zurück von ihm!). Tannhaeuser’in işlediği günah ancak Roma’ya gitmesiyle affolunacaktır. Derebeyi Hermann yolu gösterir; «Roma’ya!» Vadiden Hacılar korosu yankılanmakta, Tannhaeuser zavallı Elisabeth’in önünde diz çökmüş durmakta, kız acılı bir tavırla ona bakmaktadır.

ÜÇÜNCÜ PERDE

«Tannhaeuser’in Roma’ya Gidişi» motifinin esas rolü oynadığı bir prelüdle başlar. İlk perdedeki kır dekoru karşımızdadır. Sonbahar gelmiş, her tarafa hüzün çökmüştür, uzaktan hacıların korosu duyulur. Elisabeth mahzun bir tavırla diz çökerek dua etmeye başlamıştır. Bu sırada sadık Wolfram gelir, kızı avutmak için Tannhaeuser’in Roma’dan affedilmiş, bağışlanmış olarak döneceğini söylemektedir. Hacılar yaklaşmaktadır, ünlü Hacılar Korosu gittikçe büyüyüp güçlenerek sahneyi doldururlar. Elisabeth geçenlere bakar, sevdiğini göremez, Meryem Ana’ya onu bağışlaması için dua etmeye başlar (Allmaecht’ ge Jungfrau). Kız bir süre öyle kalır, sonra yavaş yavaş Warthburg’a doğru uzaklaşır. Gece olmuş, Akşam Yıldızı belirmiştir. Wolfram, melodisi pek sevilen bir serenadla yıldıza Elisabeth’e önderlik etmesi için yakarmaktadır (O du mein holder Abendstern). Hacı elbisesiyle Tannhaeuser görünür, Wolfram sorar; «Roma’da değil miydi?» Şövalye Roma’dan bahse başlar. Yorgun bir tavırla Roma’ya nasıl gittiğini, Papadan nasıl af dilediğini anlatır. Eserdeki motifler birbiri ardına gözüküp kaybolur. Acılı bir söyleyişle devam eder; günahı ancak hacılık değneği yeşerdiği zaman affolunacaktır. Tekrar Venüs Dağını düşünmeye başlar. Gökyüzünü bulutlar kaplamış, her taraf kararmıştır. Aşk Tanrıçası gözükür, delikanlıyı çağırmaktadır. O zaman Wolfram onu geçirmekte olduğu ruh buhranlarından tek bir adı söylemekle kurtarır; «Elisabeth!» Venüs; «Onu kaybettim!» diye haykırarak kaybolur (Weh mir verloren). Elisabeth acıya dayanamayarak ölmüştür. Warthburg’dan yola çıkan cenaze alayı yaklaşmaktadır. Tannhaeuser sevgilisinin tabutu geçerken «Elisabeth! Benim için dua et!» diye bağırarak can verir. Yavaş adımlarla ilerleyen genç hacıların ellerindeki değneklerin yeşerdiği görülür. Tanrı bahtsız şövalyeyi affetmiştir.

FacebookTwitterGoogle GmailYahoo Mail

İlgili Haber / Yazı

  • İlgili Haber / Yazı Yok