Mdob “Bahçesaray Çeşmesi” Balesini Sahneleyecek

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), 29 Nisan Dünya Dans Günü’nde “Bahçesaray Çeşmesi” balesini beğeniye sunacak.

MDOB’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, 1993’te Mersin prömiyeri gerçekleştirilen “Bahçesaray Çeşmesi”, 24 yıl aradan sonra yeni koreografisiyle sanatseverlerle buluşacak.

Eser, 29 Nisan Dünya Dans Günü’nde saat 20.00’de Mersin Devlet Opera ve Balesi sahnesinde izlenebilecek.

Boris Asafiev’in ünlü yazar Aleksandr Puşkin’in aynı adlı eserinden hareketle bestelediği ve klasik balenin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkan “Bahçesaray Çeşmesi”nin librettosunu Nikolai Volkov yazdı.

Orkestra yönetmenliğini Burak Şatana’nın üstlendiği gösterinin koreografisi Serbülent Biçer, Özlem Şenormanlılar ve Ender Üçdemir, dekoru Seyhan Atamer, kostümleri Alev Tol, ışık tasarımı ise Tarı Deniz’e ait.

Eserde, Kırım Hanı Giray Han, esir alınarak hareme getirilen Maria ve hanın gözdesi Zarema üçgenindeki umutsuz aşklar, pişmanlıklar, vicdan azapları ve kıskançlıklar konu ediliyor.

Müzik ve Müziğimizin Sorunları

Filiz Ali’nin Müzik ve Müziğimizin Sorunları kitabının yeni baskısı yayınlandı. Bu baskı, Filiz Ali’nin kitabın ilk yayımlanmasından sonra yazdığı yazıların eklenmesiyle genişletildi ve “Toplum ve Müzik”, “Dünyada Müzik”, “Müzik Eğitimi”, “Müziğimizin Sorunları”, “Gelişen Müziğimiz” başlıklı bölümler altında bir araya getirildi.

Başta Türkiye’de müzik eğitimi olmak üzere, müziğimizin ve müzisyenlerimizin teorik sorunlarını, kültür dünyamızın kaybettiği değerleri ustalıklı bir biçimde eleştiren ve bu sorunlara 1976’dan 2013’e dek çözüm önerileri sunan Filiz Ali yazılarında gençlere özel bir yer ayırıyor.

Filiz Ali kitabında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in sözlerinden etkilendi. Yücel, 1941’de –Ali’nin de 1958’de mezun olduğu– Ankara Devlet Konservatuvarı ilk mezunlarını verirken yaptığı konuşmasında “Biz yarınların insanlarıyız. Emeklerimizi, bilgi ve duygularımızı, yaptığımız bütün işleri bizden sonra geleceklere bir miras değil, bir vasiyet olarak terk ediyoruz…” sözleri Filiz Ali’ye meslek hayatı boyunca yol gösterdi.

Öğrencilerine de aynı yolu göstermeye çalışan yazarın kitabı basımdan sonra yazdığı yazıların eklenmesiyle genişletildi.

Sagalassos Dostları İdil Biret’i Alkışladı

Sagalassos Vakfı kurucuları ve Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer alan efsane piyanist İdil Biret, Sagalassos Vakfı yararına 17 Nisan Pazartesi günü İş Sanat’ta Bach, Chopin, Ravel ve Prokofiev’in eserlerini seslendirdi.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Münir Ekonomi’nin Burdur’un Ağlasun ilçesinde bulunan Sagalassos antik kentini korumak ve tanıtmak amacıyla çalışmalar yürüten vakfın çalışmalarını özetleyen, katkıda bulunanlara teşekkür eden konuşmasının ardından başlayan konserde İdil Biret, duyarlılığı, inanılması güç belleği ve enerjisi, güçlüğü tekniği, zengin repertuvarıyla bir kez daha her yaştan dinleyicisinin hayranlığını kazandı.

Biret, alkışlara Kreisler’in Rahmaninof tarafından solo piyanoya uyarlanan eseri Liebesleid ile yanıtladı.

Çankaya’da 1000 Çocukla Dev 23 Nisan Konseri

Çankaya Belediyesi 1000 Çocuk Korosu ve Musa Göçmen Senfoni Orkestrası, belediyenin geleneksel hale getirdiği “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” konserine hazır. Yıl boyunca okullarındaki müzik öğretmenlerinin yanı sıra Çankaya Belediyesi müzisyenleriyle de çalışan çocuklar, dinleyici karşısına çıkacak olmanın heyecanı içinde.

Çankaya’nın çeşitli okullarında ve Çankaya Belediyesi Maltepe Yerleşkesi’nde sürdürdükleri çalışmaları, şef Musa Göçmen ile prova eden koristler, Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda hep bir ağızdan şarkılar söyleyecek.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da geniş bir repertuarla izleyici karşısına çıkacak olan koro, “İleri”, “El ele”, “İzmir Marşı”, “23 Nisan”, “Güzel Dünya”, “Mavi Gezegen”, “Penceresi Yola Karşı”, “Yeşil Çimen Üzerinde”, “Çayır Çimen Geze Geze”, “Neler Oluyor Hayatta”, “Hele Bir Gel”, “Senden Daha Güzel” şarkılarını seslendirecek.

Ücretsiz olan konserde Kadri Ergen yönetimindeki Halk Dansları Topluluğu da (Hoy-Tur) gösteri yapacak.

“EGEMENLİK COŞKUSUNU BİRLİKTE YAŞAYALIM”

Saat 17.00’de başlayacak konsere tüm Ankaralıları davet eden Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Bugün her zamankinden daha çok umutla, coşkuyla Cumhuriyetimize, demokrasimize ve özgürlüğümüze sahip çıkacağız. 23 Nisan egemenliğin ulusta, halkta olduğunun kanıtıdır, bayramıdır. Bütün halkımızı 23 Nisan’a, egemenliğine sahip çıkmaya davet ediyorum. 23 Nisan bu topraklarda büyük bir dirilişin günüdür. Bugün Çankaya olarak bize düşen ulusumuzun büyük mirası 23 Nisan gününe sahip çıkmaktır” dedi.

Bir ulusun, kuruluş ve kurtuluş gününü unutursa ayakta kalamayacağını vurgulayan Başkan Taşdelen, “Ulusal kurtuluşun ve Cumhuriyetin mimarı Atatürk’ün ilçesi Çankaya’da, ulusal bayramlarımıza sahip çıkmak tarihi sorumluluğumuzdur. Gelin ulusal egemenlik coşkusunu birlikte yaşayalım” diye konuştu.

Cihat Aşkın ve Ayla Erduran Konser Verecek

Uluslararası keman virtüözü Cihat Aşkın, devlet sanatçısı Ayla Erduran ve Festa Rustica Enseble ile Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de “İtalya’dan Sevgilerle” başlıklı konser verecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Klepierre ve THY’nin verdiği destekle dünyaca tanınmış isimleri ağırlamaya devam eden Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Klasik Müzik Konserleri’nin 26 Nisan’daki konukları uluslararası keman virtüözü Cihat Aşkın ve devlet sanatçısı Ayla Erduran olacak.

Giorgio Metteoli şefliğindeki İtalyan Festa Rustica Ensemble ile birlikte sanatçılar Bach’ın İkili Keman Konçertosu’yla birlikte Alman müzisyen Telemann’ın blok flüt suitleri de seslendirilecek.

Güzel Helen’den Sosyetik Taşlama

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin ilk kez sahnelediği 19. yüzyıl opereti Güzel Helen, Troya Savaşı’na neden olan bir ‘kaçırılma’ öyküsünü ve dönemin elit yaşamındaki ahlaki yozlaşmayı hicvediyor.

Ege’nin iki yakasını ateşe veren bir kaçışın öyküsü… Yunan mitolojisine göre, Truva (Troya) Kralı’nın oğlu Paris’in Sparta Kralı Menelaus’un karısı Helen’i kaçırması 10 yıl sürecek Troya savaşını başlatan ilk kıvılcımdı. Meşhur ‘Truva atı’ deyimini dünya literatürüne geçiren bu savaşın arefesinde ise Sparta saraylarında ve sosyetik mahfillerde boş ve yararsız işler dönüyordu. Kadınlar güzellik ve aşk peşinde, erkekler saçma sapan oyunlar, yarışmalar, kahinler ve içkiyle vakit geçirmedeydi.

Türkiye Prömiyeri

Alman asıllı Fransız bestecisi Jacques Offenbach’ın en bilinen operetlerinden biri olan ‘Güzel Helene’ (La Belle Helene) antik işte böylesi bir antik çağ ortamını tüm gülünçlüğüyle hicveden bir eser. İlk kez 17 Aralık 1864’te Paris’teki Theatre des Varietes’de sahnelenen operet, bu kez de İstanbul’da bir ilk olarak geçen hafta sanatseverlerle buluştu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin repertuvarına giren Güzel Helen haftasonunda Türkiye prömiyeri yaptı.

Güzel Helen, aslında bir aşk ve kaçırılış öyküsünün etrafında dönemim Paris sosyetesinin gülünç yanlarını ortaya koymakla meşgul; Helen’in şahsında güzellik, moda ve erkek düşkünü kadınlarla şarhoş erkeklerinin gülünç durumları iğneleyici bir dille anlatılıp hicvediliyor. Gerçekte ne aşkına ne de onuruna sahip çıkan erkeklerin, zaman zaman haysiyet krizine tutulmaları tirajikomik bir hal alıyor.

Güzel Helen opereti güçlü, girift kolları olan, yan karakterleriyle zenginleşen bir hikaye olmamasına rağmen, eğlendirici yanıyla izlenmeyi hak ediyor. Başarılı kostüm, dekor ve ışık tasarımlarını da gösterinin artı hanesine yazdıktan sonra, asıl alkışı koroya vermekten yanayım.

Offenbach’ın müzikal –hiciv tarzında yazdığı operetin melodi zenginliği ve her dramatik durumun müzikle ifade ediş biçimi seyircinin dikkatini ayakta tutmayı sağlıyor. Murat Göksu tarafından sahneye konulan eserin orkestra şefliğini Serdar Yalçın, koro şefliğini ise Paolo Villa yapıyor.

Artı ve Eksilerle Helen

“Paris” rolünü oynayan Caner Akın ve Helene’i oynayan Hande Soner Ürben ile Menelaos rolündeki Çağrı Köktekin’in başarılı yorumlarının yanına, Agamemnon rolündeki Kevork Tavityan’ı da eklemek gerekiyor.

Öte yandan, eserin doğasına uygun olarak, Güzel Helen’i serbest çağrışımlı bir yorumla sahneledi Devlet Opera Balesi. Ancak, birinci perdenin hemen başında, güya, sahne arkasındaymışçasına, yönetmenin oyunculara verdiği son taktiklerin seyirciye gösterilmesi kurgusu tam oturmamışlık duygusu uyandırıyor. Bu bölümün daha dikkatli ve özenli çalışılması gerekiyor. Bir yerde de suflörün yanlışlıkla sahneye girişi esprisi yersiz kalıyor.

Helen karakterinin ‘komik bir unsur’ olarak kullandığı şive ise pek çok sözcüğün anlaşılmasını engelliyor. Bu sorunların giderilmesi halinde Güzel Helen daha da güzelleşebilir. Gösteri bu akşam ve 19-21-22 Nisan ile 19-20, 23-24 ve 26-27 Mayıs’ta yeniden sahnelenecek.

Mersin Uluslararası Müzik Festivali

Mersin Uluslararası Müzik Festivali kapsamında 3 ayrı dalda verilecek ödüllerin sahipleri belirlendi.

Festival komitesinden yapılan açıklamada, Sanat Etkinliği Derneğince düzenlenen 16. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin 2-25 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirileceği belirtildi.

İkisi açık hava konseri olmak üzere 14 etkinliğin yapılacağı festivalde 3 ayrı dalda verilecek ödüllerin sahiplerinin belirlendiği aktarılan açıklamada, şunlar ifade edildi:

“Festival Sanat Ödülü’ne yarım asırlık sanat hayatlarıyla pek çok sanatsal değer yaratan devlet sanatçıları Ayla Erduran ve Ayşegül Sarıca, Festival Kent Ödülü’ne onlarca çalışmasını kitaplaştırarak Mersin’in yakın tarihine ışık tutan mimar ve yazar Semihi Vural, Nevit Kodallı Genç Yetenek Ödülü’ne ise genç yaşta elde ettiği uluslararası başarılarıyla Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Anasanat Dalı-Klasik Gitar Sanat Dalı 8. sınıf öğrencisi Aylin Çelik layık görüldü.”

Ödüllerin festival etkinlikleri kapsamında sahiplerine takdim edileceği öğrenildi.

HABERLER

X