Tchumburidze Bursa’da Konser Verecek

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası (BBDSO), dünyanın en prestijli müsabakalarından 15’inci Uluslararası Henryk Wieniawski Keman Yarışması’nda bu yıl birinci olan keman sanatçısı Veriko Tchumburidze’yi ağırlayacak.

BBDSO’nun programında yer alan bilgilere göre, W.A. Mozart, F. Mendelssohn, B. Smetana ve F. Liszt’in eserlerinin seslendirileceği konserde, orkestrayı eski Bulgaristan Kültür Bakanlarından ünlü orkestra şefi Emil Tabakov yönetecek.

“Parlayan Yıldız” olarak nitelendirilen Türkiye doğumlu Gürcü keman sanatçısı Tchumburidze, bu yıl kazandığı Henryk Wieniawsky yarışmasından sonraki ilk konserinde F. Mendelssohn’un keman konçertosunu BBDSO eşliğinde seslendirecek.

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek konser, 8 Aralık Perşembe günü saat 20.00’de başlayacak.

Atatürk Sovyet Sanatçıyı Evlat Edinmek İstemiş

Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, sesine hayran kaldığı Sovyet opera sanatçısı İvan Jadan’ı evlat edinmek istediği ortaya çıktı.

Sputnik Türkiye’nin Rus yazar Georgi Nikitin’in Samizdat dergisinde kaleme aldığı yazıya dayandırdığı haberine göre; Jadan diğer ünlü Sovyet sanatçılarla 1935 yılında Atatürk’ün daveti üzerine Türkiye’de konser turuna katıldı. Konuk sanatçılar arasında ünlü besteci Dmitriy Şostakoviç ve kemancı David Oistrah da yer aldı.

Yazara göre, Sovyet sanatçıların Ankara’da verdiği konserde Atatürk genç sanatçı Jadan’ın sesine hayran kalıyor. Yazıda “Atatürk, sanatçı Jadan’ın sesine muazzam şekilde hayran kalıyor. Atatürk, Jadan’ı evlatlığa almak istiyor ve kendisine monogram yazılı altın kaplama sigara tabakası da hediye ediyor” ifadelerine yer verildi. Sanatçının 2. Dünya Savaşı yıllarında Alman Nazi birliklerine esir düştüğü ve daha sonra işgal altındaki Ukrayna’da Alman askerlerine konserler verdiği de ifade edildi. Nikitin, bu durumun Sovyet yönetiminin sert tepkisine neden olduğunu belirtti. Savaştan sonra Jadan’ın Amerika’ya göç ettiği ve sanatçı kariyerinin de ABD’de başarısızlıkla sonuçlandığı kaydedildi.

İdil Biret İle Başbaşa

Dünyaca ünlü piyanist İdil Biret yeni yaşını Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall ‘de vereceği konserle klasik müzik severleriyle beraber kutlayacak.

Bu sene 75. yaşını kutlayan, çağımızın büyük virtüözlerinden İdil Biret Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de konser verecek. ‘İdil Biret İle Başbaşa’ başlığıyla J.S. Bach’dan Prokofiyef’e, parlak yapıtlardan seçilmiş bir dinleti sunacak olan sanatçı 7 Aralık Çarşamba akşamı klasik müzik severlerle buluşacak.

Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Klasik Müzik Konserleri kapsamında dünyaca ünlü Piyanistimiz İdil Biret, ‘İdil Biret İle Başbaşa’ konseriyle klasik müzikseverlerle buluşacak. J. S. Bach’dan Prokofiyef’e, parlak yapıtların seslendirileceği gece Albert Long Hall’de 7 Aralık, Çarşamba günü gerçekleşecek.

Müzik kariyerine henüz 5 yaşındayken Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye verdiği konserle başlayan Ünlü Piyano Sanatçısı İdil Biret, Paris Ulusal Konservatuvarını bitirdikten sonra dünya çapında tanınan bir isim oldu.

İdil Biret, TBMM’nin özel yasasıyla 7 yaşında Fransa’ya gönderildikten sonra Alfred Cortot ve Wilhelm Kempff gibi hocalarla çalışarak, 15 yaşında Paris Ulusal Konservatuvarını birincilikle bitirmiştir.

Uluslararası festivallerde ve konserlerde ünlü orkestralar ve şeflerle çalan Biret, Chopin, Brahms ve Rachmaninoff’un tüm piyano yapıtlarını kaydederek romantik piyano literatürüne geçmiştir. Birçok uluslararası piyano yarışmasında jüri üyeliği yapan değerli piyanist, 1971’de T.C. Devlet Sanatçısı olmuştur. Boğaziçi Üniversitesinin “Onursal Doktora” unvanına sahip olan Biret, sayısız uluslararası ödül ve nişanla onurlandırıldı.

Mahler’in El Yazımı Notaları Rekor Fiyata Satıldı

Avusturyalı besteci Gustav Mahler’in el yazımı 232 sayfalık “İkinci Senfoni”si Londra’daki müzayede rekor fiyata alıcı buldu.

İngiltere’nin başkenti Londra’daki, dünyanın önde gelen uluslararası müzayede evlerinden Sotheby’s Müzayede Evi’nde düzenlenen açık artırmada Mahler’in kendi kaleme aldığı eseri 4 milyon 546 bin 250 sterline satıldı.

Sanatçının 1888-1894 yıllarında yazdığı 232 sayfalık notaları, şimdiye kadar bir açık artırmada en yüksek fiyata satılan el yazımı müzik notası oldu.

Geç-romantizm ile modernizm arasındaki dönemin en büyük bestecisi olarak kabul edilen ve yaşadığı dönemin önde gelen orkestra şeflerinden olan Avusturyalı besteci Gustav Mahler, 1911’de 50 yaşında hayatını kaybetmişti.

Balenin Mücevherleri İstanbul’da Işıldadı

Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu önceki akşam İstanbul TİM Show Center’da ‘Kuğu Gölü’ balesini sahneledi

Rusya’nın seçkin bale topluluklarından biri olan Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu, ölümsüz eser “Kuğu Gölü” ile İstanbul’da sahne aldı. İlk kez sahne aldıkları 2015’te büyük beğeni toplayan Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu, Pyotr İlyiç Çaykovski’nin ölümsüz eseri “Kuğu Gölü” ile yeniden TİM Show Center’da seyirci karşısına çıktı. Biletleri günler öncesinden tükenen gösteri izleyenlerden yoğun ilgi gördü. Klasik baleye getirdiği yenilikler, kullanılan olağan dışı bale formları, farklı dans teknikleri ve zengin repertuvarıyla kısa zamanda dünyanın en çok tanınan bale gruplarından biri haline gelen Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu, 19 altın madalya, 2 büyük ödül ve Paris Dans Akademisi’nden 5 büyük ödül ile yetkinlikleri dünya çapında tescillenmiş dansçılardan oluşuyor. Romeo ve Jülyet, Don Kişot, Sindirella, Fındıkkıran, Spartaküs, Kamelyalı Kadın, Uyuyan Güzel gibi 20’den fazla dünyaca ünlü eseri başarıyla sahneleyen ve bünyesinde 63 dansçıyı barındıran topluluk, “Balenin Mücevherleri” olarak kabul ediliyor.

İstanbul’da Bach ve Aşk Konuşulacak

13. İstanbul Bach Günleri bu sene Bach&Love temasıyla aralık ayında başlıyor. Açılış konseri 7 Aralık’ta.

Dünyaca ünlü sanatçıları İstanbul’da buluşturan 13. İstanbul Bach Günleri bu sene Bach&Love temasıyla aralık ayında başlıyor. Festivalin açılış konseri 7 Aralık günü dünyaca ünlü Keman Virtüözü ve Şef Andres Mustonen ve Estonya’nın en önemli oda orkestralarından Glasperlenspiel Orkestrası ile Grand Pera Emek Sahnesinde gerçekleşecek. J. S. Bach’ın en sevilen eserlerinden oluşan bir seçkiyi ve klavsen konçertosunu seslendirecek olan orkestra, müzik severlere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Daha sonra İstanbul Deniz Müzesi’nde gerçekleşecek olan konserlerin önceki senelerde gerçekleşmiş olanlardan bir farkı var: Müzik ile aşkı İstanbul’da buluşturan festival, Tıpkı 1700’lü yıllarda Gottfried Zimmermann’ın Leipzig’deki kafesinde olduğu gibi seyircinin içeceklerini yudumlarken J. S. Bach, Telemann gibi ustaları dinlediği 18. yüzyıl atmosferini “Cafe Zimmermann” konsepti ile canlandırarak dinleyenlere eşsiz bir ortam yaratacak.

Müziğin En Büyük İlham Kaynağı: Aşk

Bu seneki İstanbul Bach Günleri’ni önceki yıllardan farklı kılacak bir diğer unsur ise Bach&Love temasına uygun olarak konserlerin öncesinde gerçekleşecek olan müzik ve aşk temalı konuşmalar olacak.

Virtüöz Kemancı François Fernandez, 20 Aralık gecesi Benjamin Alard ile birlikte gerçekleştireceği duo konserinin öncesinde müzik ve aşk hakkında yapacağı konuşmada ayrıca J. S. Bach’ın ilk eşinin ölümü üzerine bestelediği eserler üzerine konuşacak.

21 Aralık gecesi Benjamin Alard ve Myriam Arbouz konseri öncesinde tarih boyunca müziğin en büyük ilham kaynaklarından biri olan aşk hakkında yapacağı konuşma ile sahneye konuk olacak Piyanist ve Müzik Bilimci Filiz Ali konuşmasının ardından seyirciyi Anna Magdelena Bach programı ile baş başa bırakacak.

22 Aralık gecesi ise kendi resitali öncesinde François Fernandez, Brahms’ın Clara Schumann’a yazdığı mektuptan bölümlerin de içinde bulunduğu, J. S. Bach’ın Ciaccona eseri üzerine yapacağı konuşmasında seyirciye 18. yüzyılda yaşanmış bir aşk hikayesini anlatacak.

Festival Avrupa’nın bir çok ülkesinden barok müziğin virtüöz müzisyenlerini bir araya getiren EUBO European Union Baroque Ensemble ile 18 Aralık günü İstanbul Deniz Müzesi’nde devam edecek. Orkestra, seyirciye J. S. Bach, Scarlatti, Handel ve Telemann’ın çok sevilen barok eserlerinden oluşan bir program sunacak.

Fransız Soprano Myriam Arbouz ve Benjamin Alard İstanbul’da

Ardından Sigiswald Kuijken’ın “en iyisi” diyerek işaret ettiği, org ve klavsenin dünyadaki sayılı virtüözlerinden Benjamin Alard ile çağdaş dönemin en iyi barok orkestralarında solo kemancı olarak yer almış ünlü Keman Virtüözü François Fernandez 20 Aralık akşamı Deniz Müzesi’nde sahne alacak.

21 Aralık gecesi ise Deniz Müzesi bir çok ünlü operanın vazgeçilmezi Fransız Soprano Myriam Arbouz ve Virtüöz Klavsenci Benjamin Alard’ın duo konserine sahne olacak. Konserde J. S. Bach’ın ikinci eşi şarkıcı Anna Magdelena Bach ve J. S. Bach’ın duygusal birlikteliğinin yanında müzikal birlikteliğinin de anısı yaşatılacak.

Festivalin kapanış konseri, özellikle J. S. Bach’ın partita ve sonatlarını çaldığı solo resitalleriyle dünya çapında müzik çevrelerinin takdirini kazanmış Kemancı François Fernandez tarafından 22 Aralık gecesi yine Deniz Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Hem aşk ve hem de yalnızlığın notalarının duyulacağı bu resitalde Fernandez, J. S. Bach’ın ölen ilk eşinin ardından hissettiği yalnızlığı ifade ettiği La Minör ve Sol Minör sonatları ve Re Minör partitayı çalacak.

Türk Piyanistin Zaferi

Fas’ta Prenses Meryem Uluslararası Piyano Yarışması’na katılan Deniz İrem Gür, birinciliği Rus piyanist Evgeni ile paylaştı. Yarışmaya 26 ülkeden 95 piyanist katıldı

Türk piyanist Deniz İrem Gür (22), Fas’ta düzenlenen Prenses Meryem Uluslararası Piyano Yarışması’nda birinci oldu. Başkent Rabat’ta 5. Muhammed Tiyatro Salonu’nda yapılan yarışmanın ödül törenine, Türkiye’nin Rabat Büyükelçisi Ethem Barkan Öz’ün yanı sıra çok sayıda yabancı misyon temsilcisi katıldı. Piyano eğitimine Viyana Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi’nde devam eden Gür, “Genç Piyanist” dalında birincilik ödülünü Rus piyanist Konnov Evgeni ile paylaştı. Aynı dalda ikinciliği Korkin Mikhail, üçüncülüğü ise Güney Koreli Jungwook Lee ve Faslı Berrada Lina elde etti.

“Benim İçin Çok Büyük Gurur”

Gür, ödül töreninin ardından yaptığı açıklamada, uluslararası bir yarışmada Türkiye’yi temsil etmesinin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Birincilik ödülü aldığı için çok mutlu olduğunu belirten Gür, “Umarım bu ödüllerin devamı gelir. Bundan sonraki hedefim, ülkemi uluslararası yarışma ve konserlerde en iyi şekilde temsil etmek” dedi. Rabat’ta 1994’ten bu yana iki senede bir yapılan yarışmaya bu yıl 26 ülkeden 95 piyanist katıldı. Dereceye giren piyanistler, ödül töreni öncesi yarışmada seslendirdikleri parçalardan oluşan bir konser verdi.

2 Yılda 24 Yönetici Eskitti

Selman Ada’nın görevde olduğu dönem içinde Devlet Opera ve Balesi’nde (DOB) yaşanan “rekor” yönetici değişikliği sanat camiasında da dikkat çekti. Ada’nın DOB Genel Müdürü olarak atandığı 2014 yılından itibaren kurumda 2 yılda 24 yönetici değişimi yaşandı. Bu yöneticiler ya görevden alındı, ya görevi bıraktı ya da emekliye ayrıldı. Genel müdürlükte ise 2 yılda tam 4 genel müdür yardımcısı değişti. Ada genel müdür olduktan sonra DOB Genel Müdürlüğü’nde, Genel Müdür Yardımcısı Nilgün Çelebi ve Fahrettin Turan Atasayar emekli oldu; Genel Müdür Yardımcısı Şadi Erdoğan, rejisör yardımcısı kadrosunda İzmir DOB’da göreve başladı; vekâleten Genel Müdür Yardımcısı olan Cumhur Böler de görevden alındı.

Opera’nın bölge müdürlükleri kadrosunda da son iki yılda şu değişiklilker yaşandı:

İstanbul DOB Müdürlüğü’nde; İstanbul DOB Müdürleri Suat Arıkan görevden alındı, Şamil Gökberk emekli oldu, Kevork Tavityan görevi bıraktı

Ankara DOB Müdürlüğü’nde, Ankara DOB Müdürleri Aykut Çınar görevi bıraktı, Mustafa Erdoğan görevi bıraktı, Metin Turan vekâleten görevde.

İzmir DOB Müdürlüğü’nde, İzmir DOB Müdürleri Aytül Büyüksaraç, Hürkan Ayvazoğlu ve Füsun Dilgen görevi bıraktı, Haldun Özerten ise vekâleten görevde.

Antalya DOB Müdürlüğü’nde, Antalya DOB Müdürleri Kenan Korbek ve Evin Atik görevi bıraktı, Aslı Ayan görevden alındı; Sibel Kızılateş ise vekâleten görevde.

Mersin DOB Müdürlüğü’nde, Mersin DOB Müdürleri Erdoğan Şanal görevden alındı, Aslı Utku Engin görevi bıraktı, Ufuk Kasar ise vekâleten görevde.

Samsun DOB Müdürlüğü’nde, Samsun DOB Müdürleri Volkan Ersoy görevi bıraktı, Mehmet Ortaç ise vekâleten görevde

Ernani 170 yıl Sonra İstanbul’da Sergilenecek

Türkiye’de ilk kez 1846’da, İtalyan sanatçılar tarafından sergilenen “Ernani” operası, 170 yıl sonra Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde sergilenecek.

Türkiye’de ilk kez 1846’da, İtalyan sanatçılar tarafından Naum Tiyatrosu’nda sahnelen “Ernani” operası, 170 yıl sonra yeniden 29 Kasım’da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi’nde sergilenecek.

İstanbul Devlet Operası ve Balesi Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, yaptığı açıklamada, “Ernani ünlü İtalyan besteci Giuseppe Verdi’yi uluslararası sahnelere taşıyan ilk eseri. Kendisi de en çok sevdiği eseri olarak tanımlıyor. Bu oyun Victor Hugo’nun romanından alındı. Çok özel ve zor bir opera. Bu ilk olarak Venedik’te oynandıktan sonra İstanbul’da, bugünkü Çiçek Pasajı’nın bulunduğu yerdeki Naum Tiyatrosunda oynandı. Ancak Cumhuriyet döneminde oynanmadı, bu ilk olacak.” dedi.

Ernani Operası’nın Konusu:

Bütün toprakları elinden alınmış bir soylu olan Ernani, haydutların eline düşmüş ve onlardan biri olmuştur. Güzeller güzeli Elvira’yı sevmektedir. Elvira, yaşlı Silva’nın nişanlısıdır ve yakında onunla evleneceği için çok üzülmektedir; çünkü o da Ernani’yi sevmektedir. Kral Carlos da Elvira’ya aşıktır. Elvira Carlos’un aşkını reddedince, zor kullanmaya çalışır ancak Ernani gelip Carlos’u durdurur. Daha sonra seyyah kılığında Silva’nın sarayına girmeyi başarır ve Silva’dan kalacak bir yer ister. Bu sırada Silva’nın, Elvira ile evlenmek üzere olduğunu öğrenir. Elvira, Ernani’nin öldüğünü sanmaktadır. Ernani, Elvira’ya gerçek kimliğini açıklar. Tam o sırada Silva, çifti birlikte yakalar ve neler döndüğünü anlar. Buna rağmen Ernani’ye, kendisini krala karşı koruyacağına dair söz verir. Ancak bu söz Ernani’yi, Silva’ya karşı daimi olarak borçlu bırakacaktır.

Eserde, Fabio Andreotti, Ali Murat Erengül, Yoel Keşap, Efe Kışlalı, Bülent Külekçi, Murat Güney, Cengiz Sayın, Suat Arıkan, Kenan Dağaşan, Zafer Erdaş, Gökhan Ürben, Perihan Artan, Evren Ekşi, Burçin Savigne, Deniz Yetim, Banu Ergün, Pınar Koç, Serkan Bodur, Engin Yavuz ve Cengiz Arslan rol alacak.

Ernani, 29, 30 Kasım ile 2, 3, 13, 15, 16 ve 17 Aralık’ta sahnelenecek.

Sanatçılar Filarmoni Derneği’ni Canlandırdı

İstanbul Filarmoni Derneği(İFD) önceki akşam Cihat Aşkın (Keman), Eren Aydogan (Piyano) ikilisinin Beyoğlu’nun tarihi mekanı Avrupa pasajındaki Aynalı Geçit salonunda verdiği konserle yeniden canlandı.

Müzik kültürünü geliştirerek çoksesli müziği yaygınlaştırmak, araştırmalar yapmak, şehir orkestrasına destek olmak, konserler, konferanslar ve kurslar düzenlemek amacıyla Afif Tektaş, Nadir Nadi ve Cemal Reşit Rey öncülüğünde 1945 yılında kurulan, 1957 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına dernek statüsü kazanan İFD, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz başkanı Panayot Abacı’nın ardından 2016 yılı genel kurulu ile saygın müzisyenler Alp Altıner(Başkan), Cihat Aşkın(Başkan Yardımcısı), Murat Gürol(Genel Sekreter)’den oluşan yeni yönetim kadrosunu seçti, İstanbul’un kültür hayatındaki önemli yerini yeniden kazanmak amacıyla faaliyetlerine başladı.

Gümüşhane Bale ile Tanıştı

Samsun Devlet Opera ve Balesi’nin ‘Arda Boyları’ adlı gösterisi sahnelendi. Gösteri, Gümüşhane’de ilk kez sahnelenen bale gösterisi olma özelliği taşıyor.

Gümüşhane’de Samsun Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından ‘Arda Boyları’ adlı gösteri sahnelendi. Gösteri, Gümüşhane’de ilk kez sahnelenen bale gösterisi olma özelliği taşıyor.

Gümüşhane Kültür Merkezi’nde sahnelenen tek perdelik bale gösterisini Vali Okay Memiş, Belediye Başkanı Ercan Çimen, eşi Gülseren Çimen, Vali Yardımcısı Şenol Turan, İl Jandarma Komutanı Albay Cezayir Danışan, eşi İlke Danışan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş, Gümüşhanespor teknik direktörü Tarık Daşgün ile çoğunluğu kadınlardan oluşan yüzlerce vatandaş izledi.

Salonun tamamen dolduğu gösteride Trakya yöresine ait “Arda Boyları” adlı türkünün hikayesi ve müziği modern dansla harmanlandı. Birbirlerine aşık iki genç Halime ve Recep’in hikayesinin anlatıldığı gösterinin koreografisi ve rejisini Özgür Adam İnanç yaparken, müzikleri ise İsmail Sezen ve Arda Erdem’e ait.

“Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar”, “Çalın davulları”, “Dere geliyor dere” gibi halk arasında sevilen türkülerin çok sesli müzik ve halk müziği senteziyle buluştuğu gösteride Merve Gürer, Erkin İnan, Orçun Ünal, Ana Gorgiashvili, Nazmiye Kıratlı Khozashvili, Çağıl Han Öztornacı, Özlem Özdemir, Arzu Kaya, Cihan Genek, Damla Oktay ile Cem Şenoğlu sahne aldı.

“Çok Etkilendik, Biraz da Duygulandık”

İlgiyle izlenen ve ayakta alkışlanan gösterinin sonunda halkı selamlayan sanatçıları tebrik ederek buket takdim eden Vali Okay Memiş, “Bu akşam Gümüşhane’de bize çok güzel sanatsal bir gösteride bulundular. Çok etkilendik, biraz da duygulandık. Bizim yerli ve milli oyunlarımızdan birisiydi. Genç arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. İl Kültür ve Turizm Müdürümüze bu organizasyonu yaptığı için, Kültür ve Turizm Bakanımız Nabi Avcı’ya da bu imkanı sağladığı için teşekkür ediyoruz. Bundan sonra programlarımız böyle devam edecek” diye konuştu.

Gösterinin ana karakterlerinden “Recep”i canlandıran Samsun Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Orçun Ünal, seyirciyi çok beğendiklerini belirtirken, “Halime”yi canlandıran Ilgaz Erdağ ise eserin gerçek bir hayat hikayesinden alındığını söyledi.

“Kasım ve Aralık’ta Gümüşhane Etkinliğe Doyacak”

İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş ise Gümüşhane’de çok güzel bir salona sahip olduklarını, bu salonda aktivitelerin zenginleştirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Bu anlamda Sayın Valimizin bir talimatı olmuştu. Biz de bu doğrultuda karşılıklı yazışmalar sonucunda ilimizde özellikle Kasım ve Aralık aylarında 4-5 adet gösteri Devlet Tiyatrosu ve Opera-Bale gösterisi sahnelenecek. Samsun Devlet Opera ve Balesi ile başladık, hemen akabinde 28 Kasım’da Erzurum Devlet Tiyatroları gelecek, hemen ardından İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin bir gösterisi olacak. Yine Aralık ayı içerisinde İstanbul, Antalya ve Mersin ekiplerinin gösterileri devam edecek” diye konuştu.

Gümüşhane’deki İlk Bale Gösterisi

Gümüşhane’de bale gösterisinin ilk defa sahnelendiğine dair bir gazetecinin sorusunu cevaplandıran Ateş, “Baleye genelde Anadolu kentlerinde önyargılı yaklaşılır. Siz de izlediniz gayet bizden bir opera ve bale. Yine bizim müziklerimizle, bizim kültürümüzle çok da özdeşleşen, bizim hikayelerimizi anlatan bir konusu vardı” dedi.

2016 - 2017 Etkinlik Takvimi


HABERLER